Yavuz Sultan Selim Dönemi: Doğu Politikası ve Halifeliğin Geçişi (1512-1520)
Yavuz Sultan Selim Dönemi: Doğu Politikası ve Halifeliğin Geçişi
I. Selim kimdir? Kimin yerine gelmiştir? Osmanlı açısından önemi nedir? Tahta nasıl geçmiştir? Babasıyla araları neden bozulmuştur? Yaptığı fetihler nelerdir? Neden sadece doğuya seferler yapmıştır? Kutsal toprakları ne zaman ve kimden almıştır? Safevilerle ilişkisi nasıldı? Tüm bu soruların ve daha birçoğunun cevabını bu konuda işlemeye çalışacağız.
Yavuz Sultan Selim, II. Bayezidin en küçük oğludur. II. Bayezid konusunu işlerken aslında değinmiştik ama bu konu altında da tahta geçiş sürecine yeniden kısaca değinmemiz gerekiyor.
II. Bayezide İsyan ve Tahta Geçiş Süreci
-
Osmanlının doğusunda başlayan ve hızla büyüyen safevi tehdidine karşı II. Bayezid pasif davranmış ve gerekli askeri önlemleri almamıştı. Bu hareketi sadece dini bir hareket olarak görüyor ve diplomatik yollarla yaklaşmaya çalışıyordu.
-
Bu durum asıl tehlikeyi gören ve o dönem Trabzonda sancakbeyliği yapan Bayezidin en küçük oğlu Şehzade selim tarafından tepkiyle karşılandı. Şehzade selim babasının bu pasifliğini hazmedemeyerek safevi topraklarına saldırıp gürcistanı ele geçirince babasından izinsiz böyle birşeye kalkıştığı için ipler burada koptu aslında.
-
Daha sonra II. Bayezid tehlikenin ne boyutta olduğunu "Şahkulu İsyanıyla" anlayacak ve gönderdiği ordular ard arda başarısızlıklara uğrayınca anlamış oldu. Tahta uygun görülen Şehzade Ahmedinde isyanı bastırmakta yetersiz kalınca bu Şehzade selime bir fırsat sundu. Kendisini hem kafkasya topraklarında hem de erzincanda bizzat şah ismailin kardeşinin komutasındaki orduyu yenerek fazlasıyla kanıtlamış oldu. Bu da Yeniçerilerin gözünde Şehzade Selimi iyice parlattı.
-
Önce kırıma oğlu Şehzade Süleymanın yanına geçip ordan aldığı askeri destekle rumeliye geçmiş fakat orada babasıyla yaptığı "Karıştıran Savaşını" kaybedince kırıma çekilmek zorunda kalmıştı. Şehzade Ahmedin istanbula çağrılması üzerine yeniçeriler Selimi isteriz diyip isyan edince II. Bayezid daha fazla dayanamamış ve Selimi çağırıp tahtı bırakmak zorunda kalmıştır.
-
Yavuz sultan selim tahta geçtikten sonra kardeşleri Ahmet ve Korkutu çocuklarıyla birlikte ortadan kaldırmıştır. Bu şekilde iç istikrarı kesin olarak sağlamış oldu.
Osmanlı-Safevi İlişkileri
Zaten safevi tehlikesiyle babasına isyan eden yavuz tahta çıkar çıkmaz ilk işi safevilerle mücadele etmek oldu. Bu yolda savaşın kaçınılmaz olduğunu biliyordu.
Çaldıran Savaşı (1514)
-
Bu savaşın nedenleri arasında tabiki safevilerin anadoluda şiilik propagandası yaparak özellikle türkmen aşiretleriyle birlikte osmanlı toprak bütünlüğünü bozmak ve türkmenleri osmanlıya karşı kışkırtarak isyanlar çıkarttırmasıydı. Yavuz ise bu tehlikeyi bertaraf etmekle birlikte ipek yolu güzergahını tamamıyla kontrol altına almak niyetindeydi.
-
Bu amaçlarla istanbuldan orduyla safevilerin üstüne sefere çıktı. Bunu haber alan şah ismail ise osmanlı ordusunun geçeceği yerdeki özellikle ekinleri yakmış, su kuyularını zehirlettirmiştir. Bu yolla osmanlı ordusunu açlık ve susuzlukla yıpratmak istemiştir.
-
Şah ismailin bu taktiği işe yaramıştır. 2 bin kilometreden fazla yol kateden osmanlı ordusu fazlasıyla yıpranmış ve geri dönelim demeye başlamışlardır. Şah ismail ise bilerek yavuzun karşısına çıkmayarak sürekli yer değiştirip bu sayede osmanlı ordusunun daha fazla yıpranmasını sağlamıştır. Daha fazla dayanamayan yeniçeriler tahta geçirmek için isyan ettikleri padişahın çadırına oklar atıp başkaldırdılar. Bunun üzerine Yavuz " Dileyen karısının yanına dönsün, ben tek başıma da giderim! " diyerek iradesini ortaya koymuş ve isyanıda durdurmuş oldu.
-
Şah ismail Çaldıranda yavuzun karşısına çıktı. Karşı karşıya gelen iki ordu da Safevilerin ordusu klasik süvari gücü vardı. Hiçbir ateşli silahı vs. yoktu. Buna karşı ise osmanlı ordusu dönemin en teknolojik savaş gücüne sahip ordularından birisiydi. Yapılan savaşta bu etki kendisini gösterdi zaten. Şah ismailin hızlı süvarileri osmanlı topları ve tüfekli askerleri karşısında bozguna uğradı ve şah ismail savaş alanında yaralanıp hazinesini de bırakıp kaçmak zorunda kaldı.
-
Bu savaş sonucunda Safevi tehlikesi bir süreliğine engellenmiş oldu. Musul, kerkük, erbil osmanlı topraklarına katıldı ve ipek yolu hattı osmanlı denetimine girmiş oldu.
Teknolojik üstünlük osmanlıya sürekli zaferler kazandırmaya devam ediyordu. Buna karşılık safevilerin klasik süvari gücüyle osmanlının karşısına çıkması hataları olmuş ve bu hatalarının sonucunuda yenilgiyle ödemişlerdir.
Turnadağ Savaşı (1515) : Anadolu Siyasi Birliğinin Kesinleşmesi
-
Çaldıran savaşı dönüşü osmanlıya lojistik destek vermeyen ve memlüklerle ittifak içinde olan Dulkadiroğulları üzerine bir birlik gönderildi. Bu birlik 1515 yılında Turnadağda dulkadiroğullarıyla savaşmış ve savaş sonucunda da beylik osmanlı himayesine girmiştir. Böylelikle anadolu siyasi birliği tamamıyla sağlanmış oldu.
-
Bu savaş aslında Memlüklerle bir hesaplaşmadır. Bu girişimden sonra ipler tamamen atılmış ve memlüklerle savaş kaçınılmaz olmuştur.
Mercidabık Savaşı (1516) : Memlüklerle Hesaplaşma
- Ortadoğunun en köklü ve en güçlü devletlerinden biri olan memlükler ile zaten uzun bir dönemden beri sorunlar yaşanıyordu. İki devlette islam dünyası liderliği yarışındaydı. Zaten halifeyi kendi himayesine alan memlükler o dönemde islam dünyasının lideri konumundaydı.
-
Diğer nedenler ise Cem sultan meselesinde memlüklerin cem sultanı desteklemesi, Fatih dönemindeki hicaz su yolları meselesi, memlüklerin osmanlıya karşı ittifaklar kurması ve memlük topraklarından geçen baharat ticaret yolunu ele geçirmek istemesi gibi nedenler bu savaşı kaçınılmaz yaptı.
-
Halepin kuzeyinde Mercidabık ovasında iki ordu neredeyse eşit sayıda karşı karşıya geldiler. Memlüklerın dönemin en iyi kılıç ve ok atan ağır zırhlı elit süvari birlikleri vardı. Fakat devir artık değişmiş top, tüfek gibi ateşli silahlar devri başlamıştı.
-
Nitekim savaş esnasında da bu fark yine görülmüş oldu. Memlüklerin elit zırhlı birlikleri osmanlı ordusuna saldırıya geçince tıpkı çaldıranda olduğu gibi osmanlı topları ve tüfekleriyle karşılaşıp hezimete uğradılar.
-
Savaşta halep emiriyle yavuz arasında yapılan gizli anlaşmayla halep emiri memlük sultanının öldürüldüğü yalanını yayıp birlikleriyle geri çekildi ve bu durumda memlük ordusunda bozguna sebep oldu. Savaşın sonucunda da 75 yaşındaki memlük sultanı savaş alanında ölmüştür.
-
Mercidabık savaşıyla suriye, lübnan, filistin toprakları yolu açılmış bu topraklar osmanlı egemenliğine girmiştir.
Sina Çölünün Geçilmesi (1517)
-
Mercidabıktan sonra yavuz memlüklere kesin bir son darbe vurmak istiyordu. Bunun içinde Memlük başkentini ele geçirmekten başka bir şansı yoktu. Fakat bu yolda en büyük engellerden biri Sina Çölüydü.
-
Tarihte orduyla bu çölü aşan çok az kişi vardır. Gündüz yüksek sıcaklık gece ise dondurucu soğuk olan çöl yaklaşık 11-13 gün arasında geçilmiştir. Yanında büyük toplar taşıyan ve büyük bir ordu içinde büyük lojistik destek gereken bir orduyu bu kadar kısa sürede çok az kayıpla geçmek büyük bir başarı olarak görülür.
Ridaniye Savaşı (1517): Memlüklerin Sonu
-
Memlükler yavuzun mısır yolundaki ilerleyişini durdurabilmek için Kahirenin kuzeyindeki Ridaniye düzlüğüne bir savunma hattı oluşturdu. Osmanlının ateş gücünü bildikleri için avrupalı tüccarlardan devasa toplar satın alınıp bu düzlüklere konuşlandırılmıştı.
-
Fakat bu toplalr sabitti yani hareket ettirilemezdi. Yavuzun casusları bu durumu yavuza haber verdiler. Yavuzda bu durumdan haberdar olunca ordusunu gece karanlığındanda faydalanarak memlük ordusunun arkasına geçirdi. Bu hamleden sonra başka yöne hareket ettirilemeyen toplar işlevsiz kalarak savunma hattı bir anda boşa çıktı.
-
Yapılan çatışmalardan sonra savaşı osmanlı kazandı ve memlük devleti tarihin tozlu sayfalarına karışan devletlerden biri haline geldi.
Mısır Seferinin Sonuçları
- Halifelik makamı osmanlıya geçti ve osmanlı devleti teokratik bir devlet yapısı kazanarak islam dünyasının lideri haline geldi.
- Kutsal emanetler istanbula taşındı. Bu şekilde istanbul hem siyasi hem dini merkez haline geldi.
- Baharat yolu tamamen osmanlı kontrolüne girdi ve Mısır hazineleri istanbula taşındı. Osmanlı hazinesi tarihin en zengin dönemini yaşadı. O dönemden sonra kim hazineyi daha fazla doldurursa onun mührüyle kapanır anlayışı hakim oldu ve yavuzdan başka hazineyi bu kadar doldurabilen kimse olmadığı için yavuzun mührü sürekli kullanıldı.
- Venedikliler kıbrıs için daha önce memlüklere ödedikleri vergiyi artık osmanlıya ödemeye başladılar. Bu şekilde venedik osmanlının gücünü ve akdenizdeki üstünlüğünü resmen kabul etmiş oldu.
En önemli ticaret yollarının neredeyse hepsi osmanlı topraklarından geçiyordu. Fakat avrupalıların başlattığı Coğrafi Keşiflerden dolayı osmanlı bu yollardan uzun zaman faydalanamadı. Akdenizin önemini yitirmesi osmanlı ekonomisi içinde büyük bir darbe olmuştur.
Yavuz hükümdarlığı döneminde batıya hiç sefer yapmadı. Bunun sebebi batılı devletlerin barış anlaşmalarıyla kendini güvenceye almaları ve yavuzun safevi ve memlükleri tehlike olarak görüp batıya yönelme durumunda arkasında bu iki güçlü devleti bırakmak istememesidir. Yavuz bu seferlerden sonra batı seferine hazırlanırken sırtında çıkan bir çıbandan rahatsızlanıp vefat etmiştir.
Teşkilatlanma ve İdari Hamleler
-
Halifelik osmanlıya geçtikten sonra sadece sembolik olarak kalmamış devlete dini mesruiyet ve dış politikada kullanılacak bir güçte kazandırmıştır. Padişahın emirleri sadece siyasi değil dini olarakda zorunluluk haline gelmiştir.
-
Toprakların bu denli büyümesiyle özellikle arap coğrafyasında tımar sistemi yerine yıllık olarak vergi toplatılmış ve direk merkeze gönderilmiştir. Kutsal topraklar bu vergilerden muaf tutulmuştur.
-
Çaldırandan sonra anadoludaki kürd beylerini osmanlıya bağlamak hem de şah ismaile karşı bir tampon oluşturmak için İdris-i Bitlisiyi bölge yöneticisi (müfettiş) olarak atadı. Bu uygulamayla aşiretler iç işlerinde serbest, diş işlerinde ise osmanlıya bağlı olacaklardı.
-
Fetihlerden sonra istanbul bir kültür merkezi haline geldi. Yoğun bir sanatçı ve alim göçü yaşandı. Yavuz kendiside nakkaş, hattat, tarihçi, mühendis ve tıp alimlerini istanbula getirtmiştir.
-
Yavuz hiç batıya veya denizlerde sefere çıkmasada haliç tersanesini genişlettirmiştir. Tersanede aynı anda 300 gemi inşa edebilecek bir kapasiteye ulaşmıştır. Bu sayede oğlu Kanuni Akdenizde önemli bir donanma sahibi olmuştur.
Tyt Açısından Yavuz Sultan Selim Dönemi
Yavuz sultan selim dönemi çok önemli bir konudur. Özellikle safevi ve memlüklere karşı yaptığı başarılı savaşlar, Kanuni öncesi sorunsuz bir doğu sınırı ve dolu bir hazine bırakması ve halifelik makamının osmanlıya geçmesi en önemli durumlardır. Tarihçilerin çoğu Kanuni Sultan Süleyman dönemini devletin en parlak dönemi olarak kabul eder ama ben bunu kabul etmiyorum. Bence kanuni babası yavuz ve dedesi fatih ile karşılaştırıldığında çok yetersiz bir padişah olarak görüyorum. Çünkü babası ona ağzına kadar dolu bir hazine, güçlü bir ordu ve donanma, sorunsuz bir doğu sınırı, halifelik ve daha birçok önemli fayda sağlayacak şeyler yapmıştır. Fakat kanuni döneminde artan harcamalar, boşalan hazine, birkaç önemli başarısız kuşatma, coğrafi keşiflere yeterince önem vermeme gibi çok başarısız durumları olmuştur. Tabi topraklar genişlemiş olsada bu olumsuz durumların önüne geçmez ama tabiki ben tarihçi değilim ve bu söyledikleriminde ösym bakımından bbi değeri yok :D .
