Kategoriye Dön

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Belgrad, Mohaç, Viyana, Preveze ve klasik Osmanlı düzeninin olgunlaşması.

Orta

Zorluk

30 dk

Süre

Orta

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

I. Süleyman kimdir? Kimden sonra tahta geçmiştir? Yaptığı seferler ve fetihler nelerdir? Osmanlı için önemi nedir? Neden Kanuni denilmiştir? Şehzade Mustafayı neden idam etmiştir? Son seferi nereyeydi? Yaptığı idari ve teşkilat hareketleri nelerdi? Bu soruların ve daha birçoğunun cevabını bu konuda işlemeye çalışacağız.

Sultan Süleyman babası Yavuz Sultan Selimin ölümü üzerine tahta geçmiştir. Kanuninin erkek kardeşi olmadığından dolayı bir taht mücadelesi yaşanmadı. Tam 46 yıl boyunca tahtta kalarak en uzun süre tahtta kalan isim oldu. Babası tarafından kendisine ağzına kadar dolu bir hazine, iç isyanları bitmiş bir anadolu,tehdit kalmamış bir doğu sınırı, güçlü donanma ve ordu bırakmıştır. Yani kanuniye sadece alıp yönetmek kalmıştı.

Tahta çıktığı ilk yıllarda bir dizi isyanlar başladı. Bu isyanlar hem kanuniyi tecrübesiz gördükleri için bir fırsat olarak değerlendirip siyasi ve şahsi isyanlar hem de özellikle safeviler tarafından kışkırtılan dini içerikli bazı isyanlar patlak vermiştir.

Şahsi ve Siyasi İsyanlar

  • Canberdi Gazali isyanı (1521): Memlüklerin çöküşünden sonra osmanlı hizmetine giren ve sadakat sözü verdikten sonra şam valiliğine atanan canberdi gazali yavuzun ölümünü fırsat olarak görüp kendi adına hutbe okutup bağımsızlık ilan etti. Suriye, Filistin ve lübnanı ele geçirdi fakat halepi kuşatsada almayı başaramadı.

  • Kanuni bu ilk sınavını ** Ferhat Paşa** komutasında 30 bin kişilik orduyla şam üzerine gönderdi. Canberdi osmanlıya karşı direnmeye çalışsada özellikle osmanlının ateş gücü karşısında tutunamadı ve yakalanarak idam edildi.

  • Ahmet Paşa İsyanı (1524): Bazı kaynaklarda hain ahmet isyanı olarakda geçer ama bu daha doğru bir kullanım. Sadrazamlık sırası kendisindeyken Kanuninin has odabşısı Pargalı İbrahim Paşayı kuralları çiğneyerek sadrazam yapması ahmet paşa açısından bir onur meselesine dönüştü. Mısır valiliğine atanmayı talep ederek istanbuldan ayrıldı.

  • Kahireye vardığında eski memlük emirleri, venedik tüccarları ve arap kabileleriyle ittifak kurup adına para bastırıp memlük sultanlığını ilan etti. Kanuni mısıra direk ordu göndermek yerine casusluk yöntemine başvurdu. Ahmet paşanın yanında bulunan osmanlı askerlerine fermanlar gönderilerek onlara af sözü verilerek ahmet paşanın kellesini istedi. Bir gece ahmet paşa kendi sarayında düzenlenen baskından yaralı kaçtı ve arap kabilelerine sığındı. Sığındığı arap aşiretleri başını keserek istanbula gönderdiler. Böylelikle bu isyanda son bulmuş oldu.

Dini ve Sosyal İçerikli İsyanlar

  • Baba Zünnun İsyanı (1526- Yozgat) Kadıların ve vergi kaydı memurlarının vergi oranlarını artırması ve yerel halkın ürünlerine el koyması üzerine ekonomik temelli olarak başladı. Baba zünnun arkasına vergilerdende bıkan binlerce kişiyide toplayarak isyan etti.

  • Bu isyanlarda Kayseri sancakbeyi öldürüldü. İsyan sivas ve tokatada yayılınca osmanlı ordusu sefere çıktı. Yapılan mücadelede baba zünnun yakalanarak idam edildi ve isyan kanlı bir şekilde bastırıldı.

  • Kalender Çelebi İsyanı (1527-Maraş): Osmanlı devletinde başlamış en tehlikeli isyanlardan biridir. Kalender çelebi kendisinin "Hacı Bektaşı Velinin" soyundan olduğunu iddia edip tımarları ellerinden alınan dirlik sahiplerini ve şah tahmasbın şii ajanlarınıda bir araya getirerek sayısı yaklaşık 30 bini bulan büyük bir güce ulaştı.

  • Karaman ve tokat civarında osmanlıyla yapılan mücadelelerde üst üste zaferler kazandılar. Öyleki devletin belini bükebilecek bir duruma geldiler. Bunun üzerine Kanuni bizzat Pargalı ibrahim paşayı sefere gönderdi. Fakat pargalı savaştan önce diplomasi yolunu deneyip bazı sünni aşiret reislerine ve eski tımar sahiplerine eski tımarlarınız iade edilecek rüşveti teklif etti. Bu teklifler kabul edilince Kalender çelebi yalnız kalmaya başladı. En son kalender çelebi ve yandaşları Nurhak Dağlarında kıstırılarak yok edildi.

Batı Siyaseti ve Avrupa Hakimiyeti

Kanuni babasının aksine yönünü tamamen batıya çevirmiştir. Bu dönemde Avrupanın en güçlü devleti ve tüm avrupa ve hristiyan alemini tek çatı altında toplama hedefi olan Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu vardı. Bu devlet osmanlının avrupadaki en büyük rakibiydi. Kanuni ise bu ideale karşı hristiyan dünyasını parçalamayı hedefleyen politikalar yürüttü.

Belgradın Fethi (1521)

  • Tahta çıkan macar kralını tebrik amaçlı gönderdiği elçi kral Lajos tarafından öldürülmesi, Macaristanın Orta avrupa yolundaki osmanlının önündeki önemli bir engel olması ve kral lajosun Kutsal Roma-Germen imparatorluğuna güvenerek osmanlıya ödediği yıllık vergiyi kesmesi savaşın başlıca nedenlerinden olmuştur.

  • Fatih Sultan Mehmedin kuşatıpta alamadığı tek kale olan Belgrad tuna nehrinden hafif gemilerle sağlanan lojistik sayesinde her taraftan kuşatılmış ve şehir teslim olmuştur.

Mohaç Meydan Muharebesi (1526)

  • Pavia Savaşında Yarlkene esir düşen fransa kralı I. Fransuvanın annesinin kanuniden yazdığı bir mektupla yardım talep etmesi üzerine kanuni haçlı birliğini bozmak niyetindeyken bu fırsat onun için büyük bir nimet olmuştur. Ayrıca Macaristanın Avusturyayla ittifak kurup osmanlı sınırlarını tehdit etmesiyle macar krallığının artık sonunun gelmesi gerektiğine karar verildi ve sefere çıkıldı.

  • Yapılan savaşta Macar ordusu 2 saat gibi kısa bir sürede imha oldu. Bu başarı macar başkenti budinle birlikte tüm macaristanın osmanlı kontrolüne geçmesine neden oldu. Kanuni macar tahtına kendisine sadık olan Yanoş getirerek burda avusturyaya karşı bir tampon bölge oluşturmaya çalıştı.

  • Bu zaferden sonra fransa kralı serbest bırakılmış ve osmanlıyla iyi ilişkiler kurulmaya başlamıştır.

I. Viyana Kuşatması (1529)

  • Avusturya arşidükü Ferdinand, mohaç savaşından sonra macaristan tahtına oturan yanoşu tanımayarak Budini işgal etmesi ve Kanuninin Habsburg hanedanına (Avusturya) kendi topraklarında bir darbe vurarak bu tehdidi kökten bitirmek istemesi bu seferin sebepleri olmuştur.

  • Sefer ağır kış şartlarında başlamış, lojistik ikmalin uzaması ve kıştan dolayı ağır topların götürülememesi sebebiyle viyana kuşatılsada alınamadı. Avusturya ordusu kale dışına mücadele için çıkmayınca bu kuşatma daha fazla uzatılmadı.

  • Şehir alınamasada bu kuşatma avrupaya osmanlının askeri ve psikolojik üstünlüğünü kabul ettirmesi bakımından önemli bir adımdı. Ferdinand bu adımlardan sonra geri adım atmak zorunda kalmıştır.

Alman Seferi (1532)

  • Viyana kuşatmasından sonra osmanlı geri çekilince Ferdinand tekrar Budini kuşattı ve osmanlıya meydan okudu. Kanuni Ferdinandın arkasında asıl güç olan abisi Kutsal Roma-Germen imparatoru Şarlkeni doğrudan bir meydan savaşına çekmek için Almanya seferi başlattı.

  • Kanuni Almanya içlerine kadar ilerlemiş fakat şarken ve ferdinand osmanlı ordusunun karşısına çıkmamıştır. Bunun en büyük nedeni osmanlı ordusunun teknolojisi ve ateş gücüdür. Savaşamayan Avusturya barış talep etmek zorunda kalmıştır. 1533 yılında osmanlı ve avusturya İstanbul (İbrahim Paşa) anlaşması imzaladılar.

İstanbul Anlaşmasına Göre:

  • Avusturya Arşidükü (Kralı) osmanlı sadrazamına denk sayılacak
  • Avusturya her yıl osmanlıya 30 bin altın vergi verecek
  • Avusturya macar toprakları üzerindeki hak iddialarından vazgeçecek ve yanoşu tanıyaca
  • Barış süresi olarak avusturya kralının isteğine ve anlaşmaya sadık kalmasına bağlı olacak

Avusturya kralının osmanlı sadrazamına eşit sayılması osmanlının avrupadaki mutlak üstünlüğü ele geçirdiğini gösterir. Bu anlaşmayla avusturya macaristandaki osmanlı egemenliğini kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu anlaşmanan verdiği üstünlük 73 yıl sonra imzalanan Zitvatorok Antlaşmasıyla kaybedilmiştir.

Zigetvar Seferi (1566)

  • Avusturyanın vergi ödememesi ve sınır ihlalleri yapması üzerine bizzat kanuni 72 yaşındayken ve Gut hastalığına rağmen sefere çıktı. Zigetvar kalesi su hendekleriyle korunan bir kaleydi. Osmanlı ordusu hendekleri toprak çuvallarıyla doldurup kaleye yaklaştı.

  • Kale düştükten yaklaşık 1 gün sonra Kanuni hayatını kaybetti. Zigetvar seferi son seferi oldu. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ordunun çözülme ve dağılma tehlikesine karşı padişahın iç organlarını çadırın altına gömdürüp cesedini mumyalattı ve padişah yaşıyormuş gibi fermanlar çıkarmıştır. Kale alındıktan sonra ölümü ilan edilmiştir.

Doğu Seferleri

Doğusundaki safevi tehlikesi varlığını devam ettiriyordu. Şah Tahmasb osmanlının batıda olmasını fırsat bilerek bağdat ve bitlis valilerini kendi tarafına çekmesi üzerine iran üzerine seferler başlatıldı.

Irakeyn Seferi (1534-1535)

  • Pargali İbrahim Paşa sefere önden başladı ondan sonra da kanuni katılmıştır. Hem Tebriz hem de bağdat şah tahmasbın ortaya çıkmamasından dolayı kolay bir şekilde ele geçirildi.

Tebriz Seferi (1548)

  • Şah Tahmasbın kardeşinin osmanlıya sığınması üzerine osmanlı ordusu yeniden tebriz üzerine sefere çıktı. Tebriz tekrar alındı. Van kalesi ele geçiriliren burada kalıcı bir eyalet merkezi kuruldu.

Nahçıvan Seferi (1553)

  • Safevilerin, anadolu topraklarında bbir istila başlatması üzerine bir kez daha sefere çıkıldı. Erivan, Nahçıvan ve Karabağ kontrol altına aldı.

Aslında safevilerle sürekli bu şekilde sorunlar yaşanıyordu. Osmanlı bir yere girip ele geçiriyor, osmanlı ordusu merkeze geri çekilince bu sefer safaviler geri dönüp o yerleri geri alıyordu. Tüm bu olaylardan sonra iki tarafta 1555 yılınlda Amasya Antlaşması imzaladı. Bu anlaşma Safevilerle ilk resmi anlaşmadır.

Amasya Antlaşması

  • Bağdat, Irakın bir kısmı, Tebriz, Doğu anadolu toprakları ve Gürcistanın batısı osmanlı devletine bırakıldı.
  • Kars tarafsız şehir olarak kabul edilmiş ve kaleleri yıkılmıştır.

Bu anlaşma sınırların uzun bir süre için güvenceye almıştır. Basra körfezine ulaşılmış ve Hint deniz seferleri için stratejik avantaj elde edilmiştir. Safeviler bu anlaşmayla osmanlının siyasi ve askeri üstünlüğünü kabul etmiştir.

Deniz Seferleri

Denizlerde hakimiyet önemli bir meseleydi. Özellikle yavuz dönemindeki haliç tersanesi meyvelerini vermeye başlamıştı. Bu tersane osmanlının akdenizdeki hakimiyetinin en önemli altyapısını oluşturuyordu.

Rodosun Alınması (1522)

  • Akdenizdeki Hristiyan şövalyelerin elinde bulunan ve osmanlı ticaret gemilerine sürekli sorun çıkaran Rodos adası yapılan kuşatmayla alınmıştır.

  • Bu sayede Suriye, Mısır ve Hicaz deniz yollarının güvenliği sağlanmış oldu. Osmanlının uzun dönem uğraştığı bu sorun yok oldu.

Preveze Deniz Savaşı (1538)

  • Barbaros Hayreddin paşanın akdenizdeki venedik kalelerini ele geçirip italyayı tehdit etmesi üzerine papa önderliğinde; İspanyya, Portekiz, Ceneviz, Venedik ve Malta şövalyelerinin oluşturduğu dev haçlı donanması osmanlıya karşı bir savaş başlattı.

  • Andrea Doria komutasındaki bu donanma barbarosun denizdeki ustalığı ve taktikleri sayesinde bozguna uğrayarak büyük bir zafer kazandırdı. Aslında özellikle portekiz ve ispanya gemileri okyanus şartlarına göre tasarlanmış büyük gemilerdi. Buna karşılık olan osmanlı donanmasındaki gemiler daha küçük ve manevra hakimiyeti daha fazlaydı. Bu da büyük bir zafer getirdi.

  • Bu zaferle birlikte Akdenizdeki üstünlük tamamıyla osmanlıya geçmiş ve akdeniz Osmanlının kontrol ettiği bir göl haline gelmiştir. Batılı devletler akdenizde osmanlıdan izinsiz ticaret yapamaz hale gelmişlerdir.

Hint Deniz Seferleri

  • Coğrafi keşifleri gerçekleştiren portekizlilerin ümit burnunu dolaşarak hindistana ulaşmaları ve baharat yolu güzergahını okyanuslara kaydırması
  • Portekizlilerin kızıldeniz ve basra körfezini kapatarak müslüman ticaret gemilerini batırması ve kutsal toprakları tehdit etmesi
  • Hindistandaki müslüman Gucerat Sultanlığının kanuniden portekizlilere karşı yardım istemesi nedenleriyle bu seferler yapılmıştır.

Bu seferler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunun birçok sebebi vardır mesela osmanlı gemilerinin okyanuslara uygun olmaması, Portekizin ağır toplu gemilerinin olması, yardım isteyen müslüman devletlerinin gereken lojistik ve erzak desteği vermemesi ve osmanlının seferlere yeterli önemi göstermemesinden dolayı seferler başarısız olmuştur.

Fakat Yemen, Aden, Sudan ve Habeşistan kıyıları osmanlı denetime girmiş, Basra ve Kızıldeniz denetime alınarak kutsal topraklar koruma altına alınmıştır. Bu seferlere yeteri önem verilmemesi büyük bir hatadır. Baharat yolu zamanla canlılığını kaybetmiş ve osmanlının gelirleri önemli ölçüde düşmüştür.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemindeki Kapitülasyonlar

  • Fatih Sultan Mehmet konusunu işlerken hatırlarsanız venediklilere akdenizde serbest ticaret için kapitülasyonlar verildiğini işlemiştik. O zamanki kapitülasyonların veriliş amacı hem coğrafi keşiflerle azalan akdeniz limanlarının önemini artırmak hem de avrupa haçlı ittifakına karşı bir hamleydi.

  • Kanuni Sultan Süleyman ise yine aynı nedendenlerden dolayı bu sefer fransaya bu kapitülasyonları verdi. Hedefi Şarlkenin hristiyanları tek çatı altında birleştirme idealine bir darbe indirmek ve akdeniz ticaretini canlandırmaktı.

  • Bu kapitülasyonlar tek taraflı değildi her iki tarafında ticaret gemileri aynı şekilde yararlanabiliyordu. Bu kapitülasyonların süresi ise her iki hükümdarın hükümdarlık süresine kadar geçerliydi. Tabi bu kapitülasyonlar sonrasında sürekli hale gelmeye başlayıp osmanlıyı bir sömürge haline getirecekti. Onuda ileriki konularda göreceksiniz.

Kanuni Dönemi Teşkilat ve Kurumsallaşma Hamleleri

  • Kanuni Fatihten sonraki osmanlı hukukunu geliştiren önemli bir padişahtır. Şeyhulislam Ebussuud Efendi ile birlikte çalışarak fetvaları kanun hükümlerine uygulamıştır. Vergiler standart hale getirilmiş keyfi vergi alımı önlenmeye çalışılmıştır. Özellikle Fatih kanunnamesi geliştirilerek Kanun-i Ali Osman geliştirilmiştir.

  • Sınırların genişlemesiyle nişancı ve defterdar sayısında patlama olmuş ve alt departmanları artırılmıştır.

  • Eğitim alanında Süleymaniye medreseleri kurularak pozitif bilimler için özel bölümler açılmış ve tıp, matematik ve diğer pozitif bilimler için ayrı eğitimler verilmiştir.

  • Döneminde önemli kültür ve mimari eserlerde yapılmıştır zaten osmanlı kültür medeniyeti konusunda da değineceğimiz için bu konuda çok ayrıntıya girmiyorum. Fakat özellikle mimar sinanın eserleri büyük kültürel gelişmeler sağlamıştır. Bu dönemde Baki ve Fuzuli gibi önemli edebiyetçılarda osmanlı himayesinde yaşamış ve önemli kültürel katkılar sunmuş yazarlardır.

Tyt Açısından Kanuni Sultan Süleyman Dönemi

Bu konu tyt açısından osmanlının en parlak dönemi olarak geçtiği için önemli bir konudur. Bir önem sırasına sokacak olsak bence avusturya ile mücadeleler ve istanbul anlaşması bu konunun en önemli maddesidir. Peki neden çünkü hatırlayacağınız üzere Avusturya kralının osmanlı sadrazamına denk sayılması önemli bir konuydu. Ösym bunu şöyle sorabilir bu üstünlük Zitvatorok anlaşmasıyla bitmiştir işte ösym bu iki durumu karşılaştırarak yorum sorusu sorabilir. Yani osmanlı kanuni döneminde güçlüydü zitvatorok ile bu üstünlük yitirilmiş oldu gibisinden yorum soruları sorabilir. sonra sırasıyla yine buna bağlı mohaç ve macaristan hakimiyeti, akdeniz hakimiyetini getiren Preveze deniz savaşı şeklinde sıralanabilir. Onun için bu konunun üzerinde biraz fazla durmak faydalı olabilir.

Zorunlu çerezler ve siteyi işletmek için kullanılan sayfa içi ticari içerik teknolojileri devrededir. İsteğe bağlı analitik çerezleri yalnızca aşağıda kabul ederseniz yüklenir. Çerez politikası · Gizlilik