Kategoriye Dön

Sadrazamların Gölgesinde İmparatorluk – Sokullu Mehmet Paşa Dönemi (1564 - 1579)

Fatih-Yavuz-Kanuni çizgisinde siyasi, askeri, mali ve medeniyet boyutlarının genel değerlendirmesi.

Orta

Zorluk

30 dk

Süre

Orta

Sadrazamların Gölgesinde İmparatorluk – Sokullu Mehmet Paşa Dönemi (1564 - 1579)

Sadrazamların Gölgesinde İmparatorluk – Sokullu Mehmet Paşa Dönemi (1564-1579)

Sokullu Mehmed Paşa kimdir? Bu döneme neden Sokullu Mehmed Paşa dönemi denmiştir? Sokullu mehmed paşa hangi padişahlara sadrazamlık yapmıştır? Sokullunun projeleri nelerdi? II. Selim kimdir? II. Selim kimin yerine tahta geçmiştir? Bu ve daha birçok sorunun cevabını bu konuda işlemeye çalışacağız.

Kanuni Sultan Süleymanın ölümünden sonra yerine tek varis kalan II. Selim (Sarı Selim) tahta geçmiştir. Fakat II. Selim babası gibi başarılı bir devlet adamı değildi daha çok keyfine düşkün bir padişahtı. Bundan dolayı devlet işleri babasının son dönemlerinde sadrazam olan Sokullu Mehmed Paşa tarafından yürütülmüştür. II. Selim döneminde Akdenizdeki fetihler devam etmiştir.

Denizlerdeki Gelişmeler

Osmanlı bu dönemde özellikle akdenizdeki hakimiyetini pekiştirmek ve kızıldeniz gibi diğer denizlerde de egemenliğini pekiştirmek istiyordu. Ayrıca yapılan seferlerle devletin sınırları büyük okyanuslara kadar dayanmış bulunmaktaydı.

Sakız Adasının Alınması (1566)

  • Ege denizinde ve özellikle anadoluya konumuyla kritik bir önem taşıyan cenevizlilerin elindeki bu ada alınmak zorundaydı. Cenevizliler ödemeleri gereken vergiyi geciktirmesi ve akdenizdeki hristiyan korsanlarına yataklık etmeleri önemli bir nedendi. Cezayir beylerbeyi ve kaptan-ı derya "Piyale Paşa" komutasındaki donanmanın adayı kuşatması ve özellikle askeri lojistik alanındaki üstünlükle savaşılmadan alınmıştır.

Kıbrısın Alınması (1570-1571)

  • II. Selim döneminde Kıbrıs venediklilerin elindeydi. Doğu akdenize tamamıyla sahip olmak ve deniz ticaret yolunu güvenli bir hale gelmesi için bu adanın alınması önemliydi. Fakat Sokullu bu adanın alınması avrupada bir haçlı ittifakına yol açacağını savunarak karşı çıksada sonuç olarak padişahın dediği olur yani adanın alınması kararlaştırıldı.

  • Yaklaşık 11 ay süren kanlı bir kuşatma ve savaşlardan sonra ada egemenlik altına alınabilmiştir. Kıbrıs alındıktan sonra anadoludan birçok aile buraya yerleştirilerek kısa sürede nüfus değişimi (iskan) osmanlı lehine çevirilmesini sağlamaya çalışılmıştır.

İnebahtı Deniz Bozgunu (1571)

  • Kıbrıs alındıktan sonra sokullununda dediği gibi bu avrupada bir infiale yol açtı. Papanın çağrısıyla İspanya, Venedik, Malta ve Cenevizlilerden oluşan haçlı Kutsal İttifak donanması kurularak osmanlı üzerine sefere çıktı. Donanmanın başında Don Juan vardı ve yunanistanın inebahtı körfezinde bulunan osmanlı donanmasını kuşatarak yaktılar. Bu felakette 200 den fazla gemi yakıldı ve osmanlı Kaptan-ı deryası bu savaşta öldü.

  • Bu olay osmanlı denizcilik faaliyetlerindeki en büyük felaketlerinden biridir. Sokullu gece gündüz demeden tersanelerde yeni gemiler ürettirerek kısa sürede donanmayı yeniden toparlayıp sonrada şu meşhur sözü söylemiştir. " Sizler donanmamızı yakarak sakalımızı kestiniz. Bizler ise kıbrısı alarak kolunuzu kestik. Kesilen sakal yeniden çıkar ama kesilen kol yeniden çıkmaz" diyip havalı laf yarışına girsede bu olay osmanlı açısından sonun ilk ayak sesiydi.

Tunusun İspanyollardan Alınması (1574)

  • İnebahtı bozgunundan sonra ispanya kralı cesaret alarak tunusu ele geçirmişti. Yeniden inşa edilen donanmayla birlikte Kaptan-ı Derya "Kılıç Ali Paşa" ve "Sinan Paşa" komutasındaki donanmayla tunus kuşatıldıktan sonra tekrar geri alındı. Aslında bu başarı inebahtı yenilgisinin etkilerini kırmıştır ve osmanlının akdenizdeki dönemin süper gücü olma iddiası devam ettirdiğini göstermiştir.

Fasın Himaye Altına Alınması (1578)

  • Portekizin fası ele geçirme hedefine karşı fas kralı osmanlıdan yardım istedi. Bu yardım çağrısı üzerine Cezayir beylerbeyi ordusuyla birlikte fasa geçti ve burda yapılan savaşta portekiz birlikleri tamamıyla imha edilmesiyle birlikte portekiz kralıda savaşta ölmüştür.

  • Osmanlının nüfuzu atlas okyanusuna kadar genişledi. Portekizlilerin bu büyük yenilgisi bir boşluk yaratmış ve bundan faydalanan ispanya kralı portekizi ele geçirmiştir.

Sokullunun Kanal Projeleri

Sokullu döneminin çok ötesinde bir ileri görüşlülükle çok önemli 3 tane proje fikrini hayata geçirmeye çalıştı. Bu vizyon o dönem için yüzyıllar sonra gerçekleştirilebilecek projelerin vizyonunu taşıyordu.

Don-Volga Kanal Projesi (1569)

Karadenize dökülen Don nehri ile Hazara dökülen volga nehrinin en yakın konumlarından birbirine bağlayan bir kanal açıp iki denizi birleştirme projesidir. Projeyi korumak için Astrahana bir askeri sefer yapıldı. Projenin 3/1 kısmı kazılmasına rağmen proje tamamlanamadı. Peki bu projenin stratejik hedefleri nelerdi?

  • Altın Orda devleti yıkıldıktan sonra güçlenen rus çarlığının güneye doğru sarkmaya başlaması ve rusları daha fazla yayılmadan durdurmak.
  • Safevi ile mücadelelerde hazara donanma sokarak iranı kuzeyden kuşatmak
  • Türk dünyası ile doğrudan bağ kurmak
  • Coğrafi keşifleri ile önemini kaybeden ipek yolunu tekrar canlandırıp ekomik gelirini yeniden artırmak

Bu projenin başarısız oldu. Kırım hanının osmanlının bölgeye iyice yerleştiğinde kendi özerkliğinin tehlikeye gireceği düşüncesiyle lojistik ve askeri destek vermeyip sabote etmiştir. Ayrıca dondurucu soğuklar, ani rus baskınları ve dönemin teknolojik yetersizliği bu projenin gerçekleşmesini engellemiştir.

Süveyş Kanalı Projesi (1571-1572)

Akdeniz ile kızıldenizi bir kanal yoluyla birleştirme projesidir. Bu projedeki amaç:

  • Coğrafi keşiflerle keşfedilen ümit burnunu baltalamak ve akdeniz ticaretini tekrar canlı hale getirmek
  • Baharat yolunu tekrar osmanlı topraklarından mısır üzerinden geçirmek ve bu yolun gelirlerini tekrar kazanmak
  • Hint okyanusundaki portekiz tehdini bitirmek hedefindeydi osmanlı. Donanmasını direk mısırdan hint okyanusuna çıkarıp burda portekiz donanmasıyla mücadele etmek için bir fırsat olarak görülüyordu.

Bu projede yine teknik imkansızlıklar, teknolojik yetersizlik, merkezden uzaklık ve yemen isyanları ve merkezdeki bu projeye muhalif olunmasıyla bu proje başlamamıştır. Sadece kağıt üzerinde kalmıştır.

Marmara-Karadeniz Kanal Projesi

Marmara denizi, Sapanca gölü ve sakarya nehirlerini birbirine bağlayarak alternatif bir boğaz oluşturulmak istendi. Bu Projede de şunlar amaçlanmaktaydı:

  • Başkent ve donanmanın gemi için ihtiyaç duyduğu kereste, odun ve inşaat malzemeleri, Bolu ve kocaelinden istanbula en ucuz ve hızlı şekilde taşımak
  • istanbul boğazındaki yoğun nakliye trafiğini ve akıntı riskini azaltmak

Bu projedede kazı çalışmaları başlamış hatta sakarya nehrine kadar yaklaşılmışken yine devletin hazinesi boşuna harcanıyor muhalefeti ve savaşlar nedeniyle proje durmuştur.

Bu 3 projede çok önemli projelerdir ve ösym açısından da önemli bir konudur. Don-volga ve Süveyş kanalları osmanlı döneminde olmasada birkaç yüzyıl sonra başka güçler tarafından açılmıştır. Özellikle süveyş kanalı bugün dünya ticaretinin önemli bir kanalı haline gelmiştir. Bu projelerle osmanlı ekonomosi canlandırılmaya çalışılmış özellikle coğrafi keşiflerin getirdiği olumsuz etkileri kırmak istemişlerdir. Fakat sonuç olarak bu 3 projede başarısız oldu ve osmanlı gümrük gelirleri düştüğü gibi kapitülasyonlar sayesinde zamanlada osmanlı iç pazarı ucuz pazar haline gelip sömürge durumuna düştü.

Lehistanın Himayeye alınması (1575)

  • Sokullu, bir diplomatik hamleyle lehistan tahtına osmanlı taraftarı olan erdel beyini lehistan (polonya) tahtına çıkardı. Böylelikle lehistan savaşsız osmanlı himayesine girmiş oldu. Bu da sokullunun ne derece başarılı bir siyasetçi olduğunun basit bir ispatıdır aslında.

II. Selim döneminden itibaren genelde padişahlar ordunun başında sefere çıkmamaya başladı. Bu davranışı III. Muratta sergilemiştir. Bundan dolayı avrupa devletleri genelde ordunun ve diplomatik işlerin bbaşında sokullu olduğundan sokuluyu muhattap olarak görmüşlerdir.

Saray içinde bazı güçlerin sokullunun gücünden rahatsız olduğu için bizzat saray erkanı tarafından gücü kırılmaya çalışıldı. en sonunda da 1579 yılında bir suikast sonucu öldürülmüştür. Sokullunun ölümü osmanlı yükselme döneminin sonu ve duraklama döneminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Tyt Açısından Sokullu Mehmed Paşa Dönemi

Bu konuda özellikle yükselmenin bitişi ve duraklamanın başlangıcı öncesi önemli bir konudur. Özellikle Sokullunun kanal projeleri sınav konusu bakımından önemlidir. ikinci sıraya ise kıbrısın alımı ve inebahtı bozgunu olarak söylenebilir. Bu konuda önemesemeniz gereken bir konudur lütfen dikkatli olun.

Zorunlu çerezler ve siteyi işletmek için kullanılan sayfa içi ticari içerik teknolojileri devrededir. İsteğe bağlı analitik çerezleri yalnızca aşağıda kabul ederseniz yüklenir. Çerez politikası · Gizlilik