Fatih Sultan Mehmet Dönemi: İstanbul Sonrası Fetihler ve Devlet Teşkilatı
Fatih Sultan Mehmed Dönemi: İstanbul Sonrası Fetihler ve Devlet Teşkilatı
II. Mehmed kimdir? II. Mehmedin osmanlı açısından önemi nedir? II. mehmede neden fatih denilmektedir? II. Mehmed tahta kaç yılında geçti? II. Mehmedin dünya tarihi açısından önemi nedir? II. Mehmedin yaptığı fetihler nelerdir vs. tüm bu soruları bu konuda işlemeye çalışacağız.
II. Mehmed padişah II. Muradın oğludur. Hatırlayacağınız üzere II. Murad konusunda Edirne-Segedin anlaşmasından sonra tahtı 12 yaşında bir çocuğa bırakıp manisaya inzivaya çekilmişti. Bunun sebebi olarakda çok sevdiği oğlu alaaddinin vefatıydı. Kaynaklara göre II. Mehmed ile II. Muradın arası pek iyi olmadığı yönündedir. Babasının oğlunu çok sevmediği bilinmektedir. Kişisel görüşüm eğer II. Murad öldüğünde tahta geçebilecek yaşta bir varis olsaydı eğer; babası fatihe saltanat şansı vermezdi. Özellikle varna savaşı süreci ve buçuktepe isyanıyla bu sorunlar giderek artmıştır. Tabi saltanatı bırakmazdı kısmı benim şahsi fikrim ve tyt açısındanda bir değeri yok yani bilmesenizde farketmez.
Fakat şöyle bir gerçek vardıki 1451 yılında ikinci defa tahta çıktığında daha önce tahta geçip sonra indirilmesi ve sonra yeniden geçmesi bir güven ve otorite sarsılmasına neden olmuştur. Hem devlet hem halk hem de dış devletler açısından zayıf otoriteye sahip bir padişah olarak görülüyordu.
İstanbul Kuşatması Öncesi Diplomatik Hazırlıklar
Fatih istanbulu almayı aklına koymuştu. Fakat elini kolunu sallayarak alamayacağını biliyordu ki zaten ondan önce çok kişi denemiş fakat başarılı olamamıştı. Fatihte bunun için bazı siyasi ve diplomatik adımlar atmak zorundaydı.
Karamanoğulları Seferi
- Osmanlının anadoludaki baş belası karamanoğulları tahtın el değiştirme sürecini fırsat bilip isyan etti. Fatihte istanbul öncesi bir karamanoğulları isyanına karşılık bir sefer yaptı. Bu sefer sonucu başarılı oldu ve karamanoğlu beyi af dileyerek barış yapıldı. Bu şekilde her fırsatta osmanlıya karşı bir ayaklanma başlatan karamanoğulları istanbul kuşatması öncesinde baskı altına alınmış oldu.
Barış Anlaşmalarının Yenilenmesi
- Venedik, Ceneviz, Macar ve Sırplarla olan barış anlaşmaları yenilenerek batı sınırlarıda güvence altına alınmaya çalışıldı. Fakat sadece bununla yetinmedi buradan gelebilecek bir yardıma karşı balkanlarda bir ordu konuşlandırdı.
İstanbul Fethinin Nedenleri
- İstanbul Osmanlı devletini adeta ikiye bölüyordu. Anadolu ve rumeli arasında yer alan Constantinapol (istanbul) toprak bütünlüğü açısından büyük engel teşkil ediyordu.
- Bizans osmanlının tüm iç ve dış olaylarınının neredeyse hepsinde bir şekilde parmağı bulunuyordu. Ya şehzadeleri kışkırtıp isyan ettirirdi, ya anadolu beyliklerini kışkırtırdı veya haçlı seferlerine neden olurdu. Bu durumda bizansın ortadan kaldırılması gerektiğini gösteren en büyük nedenlerdi. Hatırlayın özellikle II. Murad döneminde hem düzmece mustafa hem de şehzade mustafa isyanlarının her ikisinde de bizans direk faillerdendi.
- Bizansın ve özellikle Constantinapolün (istanbul) deniz ticaret yolunun merkezi ve uluslararası ipek yolunun deniz bağlantı noktaları istanbuldan geçiyordu. Bu durumda osmanlıyı daha da iştahlı olmasına neden oluyordu.
- Tabi birde dini sebepleri var! rivayete göre Hz. Muhammedin Constantinapolü alan komutanı övmüştür. Fatihte bu övgüye layık olmak istemiştir. Ayrıca Emeviler döneminde istanbul kuşatılsada alınamamıştı. O dönemde islam açısından önemli şahsiyetlerin mezarlarıda burada bulunmaktaydı ve bu durumda yine farklı bir dini sebebi oluşturuyordu.
İstanbul Fethinde Osmanlının Hazırlıkları
-
Şehir daha önce defalarca kuşatılmış. Hem osmanlı döneminde hem de birçok farklı medeniyet ve devlet döneminde ele geçirilmeye çalışılmışsada alınamamıştır. Constantinapol o devirde herkes için en büyük hazineydi ve bu hazineyi ele geçirmek bir çok hazırlık gerektiriyordu.
-
Yıldırım Beyazıd döneminde Anadolu hisarı yapılmıştı. Fatih ise karadenizden gelecek yardımları engellemek için bu hisarın tam karşısına Rumeli (Boğazkesen) Hisarını yaptırdı. Bununla haçlı ve cenevizlilerden gelebilecek yardımları önlemek niyetindeydi.
-
Devrin harika savaş teknolojisi olan Şahi Toplarını döktürdü. O tarihe kadar toplar surların yıkımında çok fazla kullanılmış değildi. Fatih ise bunları surları yıkabilecek büyüklükte toplar olarak döktürdü.
-
Büyük kuşatma silahları inşa ettirildi. Özellikle tekerlekli kuleler surlara çıkmak için önemli birer kuşatma silahı oldular.
-
400 parçalık bir donanma hazırlandı. İstanbul sadece karadan kuşatılmakla ele geçirilemezdi. Aynı zamanda büyük bir deniz kuvvetine de ihtiyaç vardı.
İstanbul Fethine Karşılık Bizansın Hazırlıkları
- Eski ve yıpranmış surlar tamir edildi. Bizans özellikle surlarına çok güveniyordu. Çünkü o tarihe kadar kimse o surları geçememişti ve bu durumda bizansın en büyük güvencesiydi.
- Grejuva (Rum Ateşi) suda bile yanabilen bir silahtı. Bu silahın sırlarını bizanstan başka çok az kişi biliyordu. Bu ateşle özellikle surlara çıkar askerleri yakmak için kullanılmıştır.
- Haliç zincirle kapatıldı. Şehrin zayıf surları haliç tarafında bulunuyordu. Bizansta burayı dev zincirlerle kapatarak osmanlı donanmasının bu zayıf surlara ulaşmasına izin vermek istemiyordu.
- Papadan ve batılı devletlerden bir haçlı yardımı istendi. Papada buna karşılık katolik-ortodoks kiliselerinin birleşmesini talep etti. Fakat bu halkta ve bürokraside büyük bir tepkiye yol açtı. Hatta bazı devlet adamlarının kardinal külahı göreceğimize müslüman sarığı görmeyi tercih ederiz dediği aktarılır. Bu durum mezhep gerilimlerinin yanı sıra özellikle IV. Haçlı seferi sırasında istanbulun haçlılar tarafından ele geçirilip yağmalanmasının halkta ve bizansta etkisinin hala sürmekte olduğunu gösterir.
Osmanlı askeri gücü 6 Nisan tarihinde istanbul surları önüne yerleşmesiyle kuşatma başlamış oldu. Şahi topları sürekli bizans surlarını bombalıyorlardı. Yıkılan surları bizanslılar büyük küçük demeden büyük bir hızda çalışarak kısa sürede onarabiliyordu. Kuşatma uzuyordu ve bu durumda osmanlı askerlerinin moralini etkiliyordu. Özellikle papa tarafından gönderilen 4 büyük gemininde osmanlı kuşatmasını yararak istanbula ulaşması büyük bir moral kaybına sebep olmuştur.
Fatih bozulan moralleri düzeltmek ve bizansı beklemedi yerden vurmak istiyoyrdu. Bunun için bizansın hiç beklemediği bir hamle yaptı. 72 parçalık donanmayı gece vakti karadan yürüterek haliçe indirmeyi başardı. Sabah uyandıklarında haliçte osmanlı donanmasını gören bizanslılar büyük bir şok ve moral kaybı yaşadılar. Ayrıca güvenceye aldıklarını zannettikleri haliç surlarınada asker kaydırmak zorunda kalmalarıyla birlikte savunmaları zayıfladı.
Fatihin her türlü uyarı ve barış teklifini reddeden bizans 29 Mayıs 1453 yılında büyük bir hücum ve akın emri verdi. Daha fazla sağlam kalamayan surlarda da gedikler açılmasıyla Constanttinapol düştü ve Bizans tarihe gömüldü.
İstanbul Fethinin Sonuçları
- Toprak bütünlüğü sağlanmış oldu ve istanbul yeni başkent ilan edildi.
- Osmanlı kuruluş dönemini geride bırakıp yükseliş dönemine başladı. Yani artık resmen bir imparatorluktu.
- Ticaret yollarının kesiştiği en önemli merkezlerden biri osmanlının eline geçti ve bu da ekonomik olarak osmanlı altın çağını başlattı. İlk altın para fatih döneminde basıldı.
- Hz. Muhammedin övgüsü ve bizansa son verilmesiyle islam dünyasında büyük bir prestij kazanıldı.
- Orta çağ kapanmış yeni çağ açılmıştır.
- İstanbuldan italyaya göç eden önemli sanatçılar burada grek kültürünü yaydılar ve zamanlada Rönesansın temelini oluşturdular.
- Topların büyük surları yıkabileceği anlaşıldığından bu da feodalitenin sonunu getirip merkezi krallıkların güçlenmesini sağladı.
- Önemli ticaret yollarının osmanlıya geçmesiyle avrupalı devletleri yeni alternatifler aramaya itti. Bu da osmanlı açısından büyük ekonomik kayıplara sebep olacak Coğrafi Keşifleri başlattı.
İstanbulun fethi osmanlı açısından büyük bir başarıdır. Dünya tarihi açısındanda sonuçları itibariyle anlayacağınız üzere çok büyük sonuçları olmuştur. İstanbul sadece fatihin başarısı olarak görmek yanlış olur. Özellikle babası döneminde yapılan varna ve kosova savaşlarındaki başarılar bir balkan ve haçlı desteğine engel olmuştur. Yine o tarihte avrupanın en büyük iki kuvveti ingiliz ve fransızların Yüzyıl Savaşlarının hala devam etmesi papanın çağrısına rağmen büyük bir haçlı kuvvetinin toplanmasına engel olan olaylardandı. Gördüğünüz gibi İstanbulu almak için tüm şans osmanlıdan ve fatihten yanaydı. Onlarda bu şansı doğru kullanarak bin yıldan fazla hüküm süren bizansı tarihin sayfalarına gömmeyi başarmıştır.
Bizansı Tekrar Diriltme Şansına Karşı Alınan Önlemler
Bizans ele geçirildikten sonra farklı merkezlerde bizans hanedanlığına bağlı üyeler vardı. Bu da bizansın diriltme umutlarını sürekli diri tutmak demekti. Bu yüzden Fatih Bunlara karşılık önlemler almak zorundaydı.
Mora Yarımadasının Alınması (1460)
-
Morada hüküm süren iki bizans hanedanı üyesi despot, avrupadan sürekli yardım isteyerek bizansı tekrardan canlandırmak istiyorlardı. İşte bu duruma karşı bir önlem alınmalı ve bu merkez ele geçirilmeliydi.
-
1460 yılında Fatih Moraya girdi ve yarımada birkaç kıyı kalesi haricinde tamamıyla osmanlı himayesine girdi. Bu kıyı kaleleride venedik himayesinde kaldı.
Trabzon Rum İmparatorluğunun Alınması (1461)
-
1204 yılındaki IV. Haçlı Seferinden sonra İstanbuldan kaçan komnenos hanedanı bu yıldan itibaren burada hüküm sürmekteydi. Bu hanedanlık Bizansı yeniden canlandırabilecek potansiyeli taşıyan ikinci büyük hanedandı. Ayrıca osmanlının rakiplerinden Akkoyunlular ve Gürcülerle ittifaklarda kuruyorlardı.
-
Fatih kendisi sefere çıktı. Gedik Ahmet paşa komutasındaki donanma denizden fatih ise karadan Trabzonu kuşattı. Bir süre sonra şehir teslim edildi. Bu olay hem anadolu siyasi birliği açısından önemli hem bizansın yeniden canlandırılma umudu açısından önemli hem de karadenizin osmanlı iç denizi olması yolunda önemli bir adım atılmış oldu.
Batı Siyaseti ve Seferleri
Fatih döneminde batı siyaseti ve seferler çok büyük hız kazanmış ve başarılar sağlanmıştır. Fatih osmanlı padişahları arasında bu denli büyük başarılar sağlayan nadir padişahlardandır. Şimdi bu siyaseti ve seferleri adım adım inceleyelim
Sırbistanın Ele Geçirilmesi (1454-1459)
-
Sırp kralının osmanlıya ödemesi gereken vergiyi kesmesi ve osmanlıya karşı macarlarla ittifak arayışına girmesi üzerine sırplar üzerine 3 sefer düzenlendi.
-
Bu seferler sonucunda sırp krallığı Belgrad hariç tamamıyla osmanlı himayesine girdi. Belgrad kuşatılsada alınamadı. Belgrad fatihin batıdaki kuşatıpda alamadığı tek şehirdir.
Eflak ve Boğdan Seferleri (1462-1476)
-
Eflak voyvodası ve osmanlı kaynaklarında Kazıklı Voyvoda olarak geçen Vlad Tepeş (Dracula), osmanlıya vergi vermeyi reddetti ve haraç istemeye gelen osmanlı elçilerini kazığa oturtarak öldürttü. Vlad ve kardeşi radu babaları tarafından osmanlı ile barışı sağlamak amacıyla küçükken osmanlıya rehin verildiler.
-
Edirnede Fatih sultan mehmet ile birlikte eğitim aldılar ve burada fatih ile kan kardeşi oldular. Daha sonra babasının yerine geçen vlad zalim uygulamaları ve osmanlıya karşı tutumu bu dostluğu önemli ve popüler kültürede ilham verecek bir düşmanlık hikayesine dönüştürdü.
-
Fatih bizzat kendisi sefere çıktı. Vlad Osmanlı öncü birliklerini tuzağa düşürdü. Fatih bölgeye geldiğinde yol boyunca kazığa geçirilmiş osmanlı askerleriyle karşılaştı. Bu durum düşmanlığın daha da artmasına sebep oldu vladın ormandaki gerilla savaşına karşı başarılı olan osmanlı ordusuna karşı vlad yenilip macaristana kaçmak zorunda kaldı.
-
Fatih vladın yerine osmanlıya tam bağlı kardeşi raduyu tahta geçirerek eflakı yeniden himayesine aldı. Dracula yıllar sonra tekrar tahtı ele geçirmek istedi. Osmanlı ile giriştiği mücadele sonucunda öldürülüp başı istanbula fatihe gönderildi. Dracula popüler kültür açısından zevkli bir konudur. Özellikle vampir hikayelerinin ana karakterlerinden biridir ve benimde çok sevdiğim yapımlar vardır.
-
Boğdanda ise voyvodanın osmanlıya vergi vermeyi kesmesi ve osmanlı ticaret gemilerine saldırması üzerine sefer düzenlendi. Yapılan savaşta boğdan ordusu ağır bir yenilgiye uğradı ve boğdan yeniden osmanlıya bağlı bir bölge haline geldi.
Eflak ve boğdan osmanlıya bağlı özerk devletlerdi. Yani osmanlının tam mülkü olmamışlardır.
Bosna ve Hersekin Alınması (1463)
- Bosna kralının macarlara güvenerek osmanlıya başkaldırması üzerine osmanlı ordusu 1463 yılında Bosna üzerine sefere çıktı. Yapılan mücadele sonucunda bosna kralı esir alınarak idam edildi. Bosna toprakları osmanlı egemenliğine girdikten kısa bir süre sonra komşu prenslik olan hersekte osmanlı himayesine girmiştir.
- Fatihin bosnadaki hristiyan rahiplerine yayımladığı "Milodraz Ahidnamesi" ile can, mal, inanç özgürlüğü tanıdı. Bu hoşgörü politikası sayesinde bosna kendi isteğiyle müslümanlığı tercih etmiştir. Bugün bile balkanlardaki müslüman devletlerden biridir.
Arnavutlukun Fethi (1478-1479)
-
II. Murad dönemini işlerken İskender beyin isyanından bahsetmiştik. İşte bu isyan Fatih döneminde de devam etmiştir. İskender bey osmanlı sarayında enderunda eğitim almış bir devşirmeydi. Ülkesine döndükten sonra osmanlıya karşı sürecek 25 yıllık bir direniş başlatmıştır.
-
İskender bey 25 yıl boyunca osmanlıya karşı bir çok zafer kazanmıştır. Fakat önemli derecede bir siyasi başarı elde edememiştir. İskender beyin ölümüyle bu isyan zayıflamış 1478 yılında fatihin bizzat kuşatma başlattığı işkodranın 1479 yılınlda düşmesiyle 25 yıllık arnavutluk isyanı son bulmuş ve arnavutluk osmanlı toprakları haline gelmiştir.
İtalya Seferi (1480)
-
Fatih sultan mehmed kendisini doğu romanın imparatoruyla birlikte batı romanında imparatoru olmak istiyordu. Bunun için 1480 yılında italyaya bir sefer başlattı.
-
Gedik Ahmet Paşa komutasındaki osmanlı donanması adriyatiki geçerek italyanın Otranto Kalesini ele geçirdi. Bu nedenle kaynaklarda Otranto seferi olarakda geçer. Bu olay italya ve tüm avrupada büyük bir korkuya neden olmuştur. Fakat 1481 yılında fatihin ölmesiyle bu sefere gereken destek verilmemiş ve otranto kaybedilmiştir.
Anadolu Siyasi Birliğinin Sağlanması Yolundaki Adımlar
Fatih batıya yapacağı seferlerde de arkasını güvenceye almak ve anadoludaki nüfuzu tek elde toplamak istiyordu. Bu sebeple özellikle anadolu beylikleri başta olmak üzere rakibi olan akkoyunlular devletiylede mücadeleler etti.
Cenevizlilerden Amasranın Alınması (1459)
-
Karadenizin osmanlı iç gölü haline gelmesi fatihin hedeflerinden biriydi. Bunun için önemli merkezler vardı ve bu merkezlerin ele geçirilmesi gerekiyordu. Amasrada bu merkezlerden biriydi.
-
Cenevizliler özellikle karadenizde önemli bir deniz ticaret kolonisi kurmuştu. Fatihin ani bir hamlesiyle amasra üzerine kuşatma başlatıldı. Bu ani kuşatma sayesinde şehir teslim olmak zorunda kaldı. Böylelikle Karadenizin iç deniz olma yolunda önemli bir hedef alınmış oldu.
Candaroğulları Beyliğinin Sonu (1461)
-
Fatih bir karadeniz seferi düzenlemeye karar verdi. Bu seferin en önemli duraklarından biri Trabzon Rum imparatorluğuydu. Fakat Trabzondan önce karadeniz kıyısında önemli bir şehir olan sinop vardı ve candaroğulları bu şehri ellerinde tutuyordu.
-
Candaroğulları üzerine giden fatihe karşı şehri savunamıyacağını anlayan candaroğulları beyi şehri teslim etti. Bu sayede hem karadeniz kıyı şeridi güvenliği pekiştirilmiş oldu hem de siyasi birliğin sağlanması yolunda önemli bir adım daha atılmış oldu.
Karamanoğullarına Sefer (1466)
-
Kuruluşundan itibaren özellikle kendisini selçukluların mirasçısı olarak gören bu beylik her fırsatta osmanlıya saldırdı veya isyan etti. Sadece bununla kalmadı osmanlının rakiplerine karşı da ittifaklar yaptı.
-
Fatih kendi döneminde de kendisine bir çok defa sorun yaratan bu beyliğin artık kalıcı olarak yok edilmesinin gerektiğini düşünüyordu. Bu sebeple 1466 yılında Bizzat kendisi Konya üzerine sefere çıkıp buraları ele geçirdi. Karamanoğullarının büyük bir bölümünü topraklarına kattı. Fakat beylik tam olarak alınamadı ama eski gücünede kavuşamadı. Tamamen ortadan kaldıracak padişah fatihin oğlu II. Beyazıd döneminde olacaktı.
Otlukbeli Savaşı (1473)
-
Osmanlının doğu sınırında önemli bir güce kavuşan akkoyunlu devleti ve hükümdarı uzun hasan, Osmanlıyı bir rakip olarak görüyordu. Bundan dolayı hem venedik ile hem de Trabzon rum imparatorluğuyla osmanlı karşıtı ittifaklar kurmuştu. Ayrıca osmanlı topraklarına saldıran anadolu beyliklerinede hamilik yani bir nevi abilik yapıp kendi kanatları altına alıyordu.
-
Fatih bu durumdan daha fazla sessiz kalamazdı. Bundan dolayı Akkoyunlulara karşı bir sefer başlattı. Erzincan yakınlarında karşı karşıya geldiler. Akkoyunluların ordusu klasik bir orduydu ve teknoloji bakımından yetersizdi. Fatihin ordusunda ise disiplinli yeniçeriler, yoğun ateşli havan ve tüfekler vardı. Osmanlı ordusu teknolojik olarak çok üstündü ve bu teknolojik durum zaferide beraberinde getirdi.
-
Bu savaştan sonra Osmanlı devletinin sınırları fırata dayandı ve doğusunda osmanlıya karşı koyabilecek güçlü bir komşusu kalmadı. Bu şekilde doğu sınırları güvence altına alındı. Bu savaştan sonrada Akkoyunlular yıkılış sürecine girdi.
Denizlerdeki Mücadeleler
İstanbulun fethiyle birlikte osmanlı denizlerde de bir süper güç olmak istiyordu. Hatırlayacağınız üzere akdenizin süper gücü venediklilerle I. Mehmed Çelebi döneminde yapılan Çalıbey Savaşında Osmanlı ağır bir yenilgi almıştı. Bir diğer rakibi ise Cenevizlilerdi.
Osmanlı-Venedik Savaşları ve İlk Kapitülasyonlar (1463-1479)
-
Ege adaları, Mora ve adriyatik kıyılarındaki egemenlik çatışmaları nedeniyle venedik ile tam 16 yıl süren savaşlar başladı. Savaş tek bir meydan savaşı veya kuşatma şeklinde olmadı. Birçok kuşatma,baskın ve çatışmalar yaşandı.
-
Osmanlı savaşlarda önemli başarılar elde etti. Özellikle Venediklilerin egedeki önemli üssü olan Eğriboz bizzat fatihin katıldığı kuşatmayla da ele geçirilince bu venedik açısından ağır bir darbe ve önemli bir kayıp oldu.
-
Venedik farklı ittifaklar arasada özellikle Haçlı ve Akkoyunlu ittifaklarını kurmaya çalışsada başarısız oldu. Savaşın sonlarına doğru osmanlının venedik kapılarına dayanması venediği barış masasına oturmak zorunda bırakmıştır.
1479 yılında iki devlet arasında İstanbul Antlaşması imzalanmıştır.
İstanbul Antlaşmasına Göre
- Eğriboz,limni,taşoz adaları ile arnavutluktaki bazı kaleleri osmanlıya bırakmayı kabul etti.
- Venedikliler Osmanlıya savaş tazminatı olarak 100 bin altın vermeyi kabul etti.
- Venedikliler akdenizde serbest şekilde ticaret yapacak ve istanbulda ticari davalara bakmak üzere bir elçi bulundurmasını kabul etti.
- Bu ayrıcalıklar devam ettikçe venedikliler osmanlıya her yıl 10 bin altın vermeyi kabul etti.
Osmanlı venediklilere ilk kapitülasyonları tanımıştı. Bunun birkaç önemli nedeni vardı. Bu nedenlerden biri haçlı ittifakına karşı venediklileri yanına çekebilmek ve haçlı ittifakını parçalamak bir diğer neden ise coğrafi keşiflerle birlikte azalan akdeniz limanlarının önemini tekrardan artırmaktı. Bu zaferle birlikte Osmanlı karada bir süper güç olmakla birlikte denizdeki en büyük güç olan venediklilerle de mücale edebilecek donanma gücü ollduğu kanıtlamıştır.
Kırımın Alınması ve Karadenizin İç Göl Haline Gelmesi (1475)
-
Cenevizlilerin karadenizdeki kolonileri sayesinde osmanlının ticaretini baltalaması ve kırım hanlığındaki taht mücadelelerinden dolayı müdahale etmek istedi.
-
Fatih Gedik Ahmet Paşa komutasındaki donanmayı kırıma gönderdi. Gedik ahmet paşa Cenevizlilerin elindeki Kefe, Sudak ve Azak kalelerini aldı. Cenevizlilerin Karadenizdeki egemenliğine son verildi. Bu sefer sonucunda Kırım hanlığı osmanlıya bağlı bir özerk devlet haline geldi ve karadeniz artık tamamıyla osmanlı hakimiyeti altındaki bir göl haline geldi.
Ege Adalarının Ele Geçirilmesi
- Cenevizlilerin ve yerel korsanların elinden Taşoz, Eğriboz, Midilli, Bozcaada gibi adalar ele geçirildi. Ayrıca akdenizin kilit noktası olan Rodos 1480 yılında kuşatılsada güçlü sur ve teknolojik savunmalardan dolayı bu kuşatmalar başarısız oldu.
Devlet Teşkilatlanması ve Merkezi Konumun Güçlendirilmesi
Fatih dönemi derya deniz gibi bir konudur ve çok fazla konu başlığı ve içeriği oluşturuyor. Özellikle elimden geldiğince sadeleştirmeye çalışsamda anca bu kadar sadeleştirebiliyorum.
-
İlk olarak merkezi hakimiyetin güçlendirilmesi için çok uzun yıllar boyunca osmanlıya vezirlik yapmış ve padişah hanedanından sonraki en önemli aile çandarlı ailesi tasfiye edildi. Hatırlayacağınız üzere çandarlı halil paşa II. mehmedin tahta ilk olarak 12 yaşında geçtiğinde yeniden babasını tahta çıkarması için yaptığı hamleler fatihin unutmadığı durumlardan biridir. İstanbul kuşatmalarında da Çandarlı bu kuşatmaya çok muhalefet etmiştir.
-
İstanbul alındıktan hemen sonra Fatih Çandarlıyı affetmemiş ve idam etmiştir. Çandarlı ailesinin mal varlığına el konuldu. O döneme kadar devlet kurumları önemli türk ailelerinin tekelindeydi. Fakat o tarihten sonra fatih bunu değiştirip devşirme sisteminden gelen ve enderunda eğitim görenleri bu önemli makamlara yerleştirmiştir.
-
Birçok tarihçi Çandarlının çok önemli bir devlet adamı olduğunu ve büyük kayıp olduğunu savunur fakat merkezi otoriteninde sağlanması açısından çandarlının idam edilmeside önemli bir durumdu.
-
Devlet adamlarının öldükten sonra veya haksız kazançla kazandığı mal varlıklarına el koyma sistemi başlattı. Bu sisteme Müsadere Sistemi denildi. İlk uygulanan kişiyse çandarlı ailesi oldu.
-
Divan-ı Hümayunda da radikal değişikliğe gidildi. Fatihe karşı divanda padişahta bulunurdu fakat fatih döneminde divan başkanlığı sadrazama devredildi. Padişah ise gizli bir bölmeden bu toplantıları izleyebiliyordu.
-
Osmanlının ilk yazılı örfi hukuk kanunnamesi Fatih kanunnamesi hazırlatıldı. Bu kanunnamede Kardeş katlı yasası, Sancak sistemi yani şehzadelerin sancağa çıkma zorunluluğu ve bazı protokol düzenlemeleri yasallaştı.
-
Topkapı sarayı fatih döneminde inşa edildi. Burda harem sistemi kuruldu ve evlilikler genel olarak haremden yapılmaya başlandı.
-
Fatih döneminde Osmanlı Bilim ve Sanatada çok önem veriyordu. Bu dönemde istanbulda eğitim kurumu olarak Sahn-ı Seman Medreseleri kuruldu. Bu medreseler günümüzdeki istanbul üniversitesinin de temeli olarak kabul edilir. Bu medreselerde dini eğitimlerin yanı sıra pozitif bilimlerde zorunlu olarak okutulmuştur.
-
Devrin önemli bilim adamlarından Ali Kuşçu ilk olarak Akkoyunlu elçisi olarak istanbula geldi. Ali Kuşçu önemli bir matematikçi ve astronomi bilginiydi. Fatih bilime çok önem veren biriydi ve Ali kuşçuyu osmanlıya davet etti. Ali kuşçu tekrar akkoyunlu devletine gidip elçilik görevini tamamladıktan sonra istanbula yerleşti. Sahnı- Seman medreselerinde ders vermeye başladı.
Fatih 1481 yılında bir sefere çıkacağı sırada şüpheli bir şekilde rahatsızlanıp vefat etti. Fatihin zehirlenmiş olabileceği iddiaları hala konuşulur. Fatihten sonra oğulları arasında bir taht mücadelesi yaşandı ve yerine oğlu II. Bayezid geçti.
Tyt Açısından Fatih Sultan Mehmed Dönemi
Açıkçası şu çok önemlidir diyebileceğim istanbulun alınması var fakat bir sıralama yapsam istanbulun fethi birinci sırada olur ama bir ikinci sıra olur belki ama bu ikinci sırada birçok madde olur. Yani fatihin yaptığı herşey çok önemlidir. Devlet artık bir imparatorluk haline gelmiş ve her alanda büyük sıçramalar yaşamıştır. Fatih döneminde olan her şeyi bilmelisiniz. özel olarak şu daha önemlidir diyemiyorum. Ayrıca bazen kavramsal olarak ilk altın para kimin döneminde basıldı gibi sorularda gelebileceği düşünülüyor bu da yine fatih döneminde olmuştur. Siz siz olun bu konuyu asla bir iki kere okumakla geçmeyin.
