Anadolu Selçuklu Devleti: Kuruluş, Yükseliş ve Yıkılış
Anadolu Selçuklu Devleti: Kuruluş, Yükseliş ve Yıkılış (1077-1308)
- 1071 yılı Büyük selçuklu devletinin malazgirt zaferinden sonra sultan alparslanın kılıç hakkı politikasından bahsetmiştik. Fakat devletin kurucusu kutalmışoğlu süleyman şah bizzat selçuklu hanedanındandı. Bundan dolayı devlet bu isimle anılmaktadır.
🟦 Not: Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasını kalıcı hâle getiren en önemli devlettir.
Süleyman Şah ve Kuruluş Dönemi (1077-1157)
-
Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tır. Kutalmış alparslanın sultanlığını kabul etmeyerek isyan etmiş ve sonucunda ölmüştür. Oğulları ise yeni yurt olan anadoluya göç edip burda mücadele etmişlerdi. Süleyman şah kardeşleri arasından hayatta kalabilen tek oğlu olmuştur ve bizans sınırlarında mücadeleler sonucunda iznikide alarak toprak genişletme mücalesine girmiştir. Süleyman şah İznik’i başkent yaparak devletin merkezini belirlemiştir. Zaman içinde güney marmarayı ele geçiren süleyman şah, Bizans için büyük bir tehdit oluşturmuş ve Anadolu’daki güç dengelerini değiştirmiştir. Süleyman şah 1077 yılında özerkliğini ilan ederek büyük selçuklu devletine bağlı bir devlet olarak ortaya çıkmıştır.
-
Zamanla batı sınırlarını güvenceye alan süleyman şah bu sefer güneye ve doğuya yönelmiştir. İlk olarak adana ve çevresini topraklarına kattıktan sonra antakyayı da ele geçirmiştir. Halepe yönelen sultan burda başarısız bir savaş yaptıktan sonra hayatını kaybetmiştir.
-
Süleyman Şah öldükten sonra devlet fetret devrine girmiştir. Hanedan arasında bir süre taht kavgası yaşanmıştır. Aslında bunun sebebi Veraset Sistemi olarak devlet hanedanın ortak malıdır anlayışından kaynaklanıyordu. Hükümdar öldüğü gibi sadece oğulları değil ayrıca birkaç derece uzağı dahi bir taht mücadelesine girebiliyordu ve ayrıca merkezi otoritenin zayıflığı bunda etkili olan bir diğer önemli sebeptir. Bu mücadeleyi I. Kılıçaslan kazanarak tahta geçmeyi başarmıştır. Aslında olaylar biraz daha farklı fakat böyle bilseniz yeterli.
I. Kılıçarslan Dönemi (1092-1107)
-
Kılıçarslan babası öldükten sonra yerine geçmiştir. Bu dönemde özellikle haçlı seferlerine denk gelmesi önemli bir durumdur. Daha öncede Haçlı seferleri konusunda bahsettiğim gibi birinci haçlı seferi I. Kılıçarslan dönemine denk gelmiştir. İlk gelen ve çoğunlukla köylü ve iyi savaşmayı bilmeyen grubu kılıçarslan dağıtmayı başarmıştır ama sonradan gelen kalabalık ve profesyonel orduya karşı savunmasız kalmıştır.
-
O dönemde devletin başkenti olan iznikte savunmanın zor olacağına karar verip izniği bırakıp başkenti Konyaya taşımıştır. Haçlı seferleri türklerin batı ilerleyişini bir süre durdurmuştur (bu önemli bir durumdur özellikle sınav açısından).
-
İlk dönem beylikleri konusunda da işlediğimiz gibi I. Kılıçarslan Çaka beyin damadıdır. Çaka bey o dönemde özellikle ege denizinde bizansı zor duruma sokmuştur. Bizansta çaka beye karşı damadı kılıçarslanı kışkırtmıştır. Verilen bir ziyafette çaka bey infaz edilmiş ve Çaka beyliğide kısa bir süre sonra dağılmıştır.
Yükselme Dönemi (1157-1220)
Anadolu Selçuklu Devleti’nin en güçlü dönemi, II. Kılıç Arslan ve özellikle I. Alaeddin Keykubad zamanıdır. Bu dönemde devlet hem askerî hem ekonomik açıdan büyük gelişme göstermiştir.
II. Kılıçarslan Dönemi
-
Bu dönem anadolu selçuklu devletinin parlak dönemlerinden biridir. Devlet siyasi ve ekonomik olarak büyük atılımlar sağlanmıştır.
-
Nureddin zenginin ölümüyle batı anadolu ve marmara haricinde büyük çoğunluğuna sahip oldu.
Miryokefalon Savaşı (1176)
Bizans türkleri tamamıyla anadoludan atmak istemesi bu savaşın sebebidir. Denizli yakınlarında gerçekleşen savaşta bizans ordusu tuzağa çekilerek ağır bir yenilgiye uğratıldı.
Miryokefalonun Sonuçları
-
Bizans bu savaştan sonra savunmaya türkler ise saldırıya geçmiştir. Bizansın türkleri anadoludan atma ümidi artık son bulmuştur.
-
Bu savaşa Yurt tutan savaşıda denir. Anadolunun artık türk yurdu olduğu kesinleşti.
-
Batı kaynakları artık anadoluya turchia tabiri kullanılmaya başlamıştır. ösym bunu türkiye olarak kabul etmekte ve sınav sorusu olarak sorabilmektedir.
-
Anadolu üzerinden geçen ticaret yollarının büyük kısmı anadolu selçuklu devletinin eline geçmiştir.
Bu savaş en az malazgirt savaşı kadar önemli bir savaştır. Malazgirt kapıları açan savaştı, miryokefalon ise o kapıları tutan ve kapanmasını engelleyen savaştır. Öğrenciler bazen bu bilgiyi karıştırabiliyorlar veya sadece malazgirti ezberleyip diğerlerini gözardı edebiliyorlar. Kesinlikle bu savaş önemli bir savaştır ve sonuçlarını çok iyi bilmelisiniz.
II. Kılıçarslan veraset sistemine bağlı kalarak ülkeyi oğulları arasında bölüştürmüştür. Bu da devleti kısa sürede taht kavgalarına itmiş ve felaket yaşatmıştır.
- Gıyasettin Keyhüsrev 1207 yılında antalyayı, I. İzzettin Keykavus ise 1214 yılında sinopu ele geçirerek denizcilik ve deniz ticaretinde önemli merkezleri ele geçirmişlerdir ve bu da devletin gelirlerini önemli yönde etkilemiştir.
I. Alaaddin Keykubat Dönemi (1220-1237)
-
Alaaddin keykubat öncesinde sinop ve antalya gibi önemli deniz limanı şehirlerinin fethiyle deniz ticaretinde önemli bir konuma gelen anadolu selçuklu devleti; Alaaddin keykubat döneminde ise akdenizin önemli ticaret limanlarından alanyayıda alarak anadoludaki neredeyse tüm önemli deniz ticaret limanlarına sahip olmuşlar, sadece iç ticaretle değil deniz yoluyla dünya ticaretine açılma fırsatınıda yakalamıştır.
-
Aladdin keykubat sadece anadolunun ticaret limanlarıyla yetinmemiştir. Aynı zamanda karadenizi kontrol altına almak için sinop tersanelerinde inşa ettirdiği donanmayla Kırımın *Suğdak Limanını ele geçirmiştir.
Yassı-Çemen Savaşı (1230)
-
Doğuda Moğollara karşı zor durumda kalan harezmşahlar yönünü batıya çevirdi ve Ahlatı kuşattı. Bu durumda iki devlete savaşmaktan başka bir yol bırakmadı. Aslında Harzemşahlar moğollara karşı zor durumda kalınca ilk olarak selçuklu devletiyle ittifak kurdu. Moğollar bunun kendileri için sorun olacağını anlayıp harzemşah askerleri gibi davranıp bazı selçuklu köylerini yağmalayıncada bu ittifak sona erdi.
-
Celaleddin Harzemşahın ahlat kalesini kuşatması üzerine aladdin keykubat büyük bir orduyla yola çıkarak erzincan yakınlarında harzemşahlar ordusunu yenilgiye uğrattı. Savaş alanından kaçan celaleddin harzemşah daha sonra hırsızlar tarafından öldürülecekti.
Bu savaşın sonucunda aslında selçuklu için zafer gibi görünsede büyük bir kayıp olmuştur. Moğollarla aralarındaki tampon devlet harzemşahların yok olması bir anda selçuklularla moğolları karşı karşıya getirdi.
Moğol Tehlikesi ve Kösedağ Savaşı (1243)
- Aladdin keykubat moğol tehlikesinin farkındaydı ve özellikle harzemşahlarında yıkılmasıyla birlikte tehlikenin kapılarında olduğunu biliyordu. Bu yüzden moğollara karşı abbasi ve eyyubiler ile ittifak kurmak istemiştir. Fakat bu durumdan hoşnut olmayan devlet adamları tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.
II. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi ( Yıkılışın Başlangıcı)
-
Babası aladdin keykubatın öldürülmesiyle yerine geçen oğlu Gıyaseddin, babası kadar başarılı bir hükümdar olamadı. Tahta geçmesine yardım eden Sadettin köpekin etkisinde kalarak döneminde birçok değerli devlet adamını öldürtmüştür.
-
Bu durum merkezi otoriteyi zayıflatmış ve isyanlarında yayılmasına neden olmuştur. Özellikle 1240 yılında güneydoğu anadoluda otlak ve meraların yetersizliğinden dolayı çıkan Baba İshak isyanı devleti çok zor durumda bırakmıştır. Bu isyan güçlükle bastırılabilmiş yakalanan baba ishak idam ettirilmiştir.
-
Baba ishak isyanından sonra moğollar anadolu selçuklu devletinin iyice zayıfladığından emin olmuşlardır ve Baycu Noyan komutasındaki moğol ordusu anadoluyu istilaya başlamıştır.
Kösedağ Savaşı (1243)
-
Baba ishak isyanından sonra devletin iyice zayıfladığını gören baycu noyan komutasındaki moğol ordusu anadoluyu istila etmeye başladı. Moğollar Erzurumu yağmalayınca II. Gıyaseddin keyhüsrev büyük bir ordu topladı. İki ordu sivas yakınlarında karşı karşıya gelmiştir.
-
Kayıtlara göre moğol ordusu 30 bin civarı, selçuklu ordusu ise 80 bin civarı bir kuvvet mevcuttu. Görüldüğü üzere arada büyük bir kuvvet farkı vardı. Fakat daha öncü birlikler moğollara karşı saldırıya geçtiğinde kayıp vermiş sultanda bunu hemen yenilgi olarak kabul edip korkup savaş alanından kaçmıştır.
-
Sultanlarının savaş alanından kaçtığını gören ordu dağılmış ve moğollar çok kolay bir zafer kazanmış ve sivas şehrini de ele geçirirerek yağmalamıştır.
Savaşın sonucları olarak selçuklu devleti moğol himayesine girmiş ve gelirlerinin büyük bir çoğunluğunu moğollara vergi olarak vermişlerdir. Ticaret yolları üzerindeki güvenlik büyük oranda bozulmuş ve selçuklu tahtı üzerindeki mücadelelerde moğollar etkili olmuştur
Yıkılış Süreci ve Beylikler Dönemi
Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nde merkezi otorite zayıflamış ve iç karışıklıklar artmıştır. Moğol baskısı altında kalan devlet, eski gücünü kaybetmiştir.
Bu süreçte Anadolu’da II. Dönem Türk Beylikleri ortaya çıkmıştır. Bu beylikler, Selçuklu otoritesinin zayıflamasından yararlanarak bağımsız hareket etmeye başlamıştır.
1308 yılında Anadolu Selçuklu Devleti tamamen yıkılmış ve siyasi varlığı sona ermiştir. Ancak bu yıkılış, Anadolu’daki Türk varlığını ortadan kaldırmamış; aksine yeni devletlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
