Kategoriye Dön

Orhan Gazi Dönemi Devletleşme Süreci ve Rumeli'ye Geçiş (1326-1362)

Bursa'nın başkent olması, devletleşme sürecindeki kurumsallaşma adımları, Rumeliye geçiş süreci hazırlıklar gelişmeler ve Çimpe-Gelibolu hattı ve Edirne'ye uzanan siyasi hamleler.

Orta

Zorluk

30 dk

Süre

Orta

Orhan Gazi Dönemi Devletleşme Süreci ve Rumeli'ye Geçiş (1326-1362)

Orhan Gazi Dönemi: Devletleşme Süreci ve Rumeli'ye Geçiş (1326-1362)

Orhan Gazi kimdir? Beymidir veya sultanmıdır? Rumeliye geçiş süreci ne zaman olmuştur veya devletleşme sürecindeki politikalar ve kurumsallaşmalar nelerdir ve yapılan fetih hareketleri nelerdir? İşte bu konuda da tüm bunların cevabını işleyeceğiz.

  • Osman gazi bir boy kuvveti iken başına geçtiği osmanoğullarını yaptığı teşkilat çalışmaları ve politikalarla birlikte osmanlıyı boydan beyliğe taşımayı başarmıştır. 1299 yılında bağımsızlığını ilan eden osmanlı beyliği kısa sürede batıya doğru genişlemiş ve önemli başarılar elde etmişti. Osman gazi 20 yıl boyunca kuşattığı Bursayı almaya ömrü yetmemiş ama bazı kaynaklara göre ömrünün son günlerinde bursanın fethedildiğini öğrendikten sonra vefat etmiştir.

Bursa’nın Alınması ve Başkent Hâline Gelmesi

  • Babasının uzun yıllar boyunca kuşattığı bursayı 1326 yılında oğlu Orhan Gazi tarafından alınmıştır. Şehir çok uzun zaman boyunca Bizanstan destek alamadığı için en sonunda pes ederek savaşsız bir şekilde teslim olmayı kabul etmişlerdir.

  • Bursa alındığında hemen başkent olarak ilan edildi ve osmanlının yeni merkezi haline geldi. Osmanlı devrinin ipek ticareti ve önemli ticaret yolları üzerindeydi. Yeni merkez osmanlı için ekonomik sıçrama yarattı ve kurumsallaşma yolunda da önemli mali destek sağladı.

  • Başkent olarak merkezi bir şehrin seçilmesi devletleşme yolunda en önemli adımlardandır. Çünkü artık sürekli akınlar düzenleyen bir boy değilsiniz. Merkezi bir şehirden idare edilen siyasi bir yapısınızdır. Vergi toplama, hukuk düzeni , denetleme ve imar gibi birçok kurumsallık gerektiren alanlarda da artık mecburi bir yönelim şarttır. Bu durum aslında osmanlının devlet olma yolundaki en önemli adımlardır.

Palenekon (Maltepe) Savaşı (1329)

  • Osmanlının izniki kuşatması ve ikinci bir bursa hezimeti yaşamak istemeyen bizans imparatoru ordusuyla istanbuldan çıkıp Gebze taraflarında osmanlıyla karşı karşıya geldi.

  • Yapılan savaşı Orhan gazi kazandı. Bu savaş bizansın anadoludaki şehirlerini kurtarmak için yapılan son büyük seferdi. Bu savaştan sonra artık bizans savunmaya osmanlı ise saldırıya geçmiştir.

  • Bu savaştan sonra artık iznik ve izmitin alınması önündeki engellerde kalkmış oldu. Maltepe savaşından sonra iyice direnci kırılan İznik 1331 yılında osmanlı tarafından ele geçirildi. Şehir alındıktan sonra hızlı bir islamlaşmaya gidildi. Kiliseler camiye çevrildi ve iznik geçici olarak başkent ilan edildi. Osmanlı tarihinin ilk medreseside burada açıldı. İznik hristiyan dünyası için önemli bir merkezdi bilim ve kültür alanında da önemli bir yeri vardı ve buranın alınması büyük bir ses getirmiştir.

  • Bir kaç yıl sonra 1337 yılında bu sefer İzmit ele geçirilmiştir. İzmitinde ele geçirilmesiyle osmanlı kocaeli yarımadasını kontrol etmiş ve artık marmara ve istanbul boğazına komşu hale gelmiştir. Bizansın artık anadoluda toprağı kalmamıştır.

Karesioğulları Beyliğinin Alınması: Anadolu Siyasi Birliği Yolunda İlk Adım (1345)

  • İkinci beylikler dönemi konusunda da işlediğimiz üzere Karesi beyinin ölümü üzerine hanedan içinde karışıklık ve taht kavgaları başlamıştır. Bunu bir fırsat olarak gören Orhan Bey karesioğulları beyliğinin topraklarını ele geçirerek beyliğe son vermiştir.

  • Bu durum birçok önemli sonucu doğurmuştur. Anadolu türk siyasi birliğinin sağlanması yolunda ilk adımdır ve bu durum kesinlikle tyt ve ayt içinde önemli bir maddedir buna kesinlikle dikkat edin.

  • Karesi beyliğinin donanması osmanlıya geçmiş ve böylelikle osmanlı ilk donanmaya bu dönemde sahip olmuştur. Ayrıca önemli denizcilerde (hacı ilbey, evrenos gb.) osmanlının himayesine girmiş bu sayede osmanlının denizlerdeki egemenliğinin ilk adımı atılmış oldu ve rumeliye geçişte de önemli bir eşik geçilmiş oldu.

Çimpe Kalesininin Alınması: Rumeliye ilk Adım (1353)

  • 1353 yılında bizans içinde bir taht kavgası yaşanmaktaydı. İmparator kantakuzen Orhan beyden askeri destek istedi. Bunun üzerine Orhan bey oğlu süleymanı orduyla destek olarak bizans imparatoruna gönderdi. Bizans imparatoru bu sayede tahtını korudu ve bunun karşılığında çimpe kalesini Osmanlıya üs olarak verdi.

  • Bu üs osmanlı için avrupa kıtasındaki ilk toprak parçası oldu ve daha sonra balkanların ele geçirilme yolunda lojistik bir üs haline gelip osmanlıya büyük yararlar sağladı. Osmanlının avrupa yolculuğu bu küçük kaleyle başlayıp uzun yıllar boyunca devam edecekti.

Ankaranın Alınması (1354)

  • Anadoludaki ilhanlı baskısı sona erince o dönem ahilerin yönetiminde olan orhan bey döneminde osmanlı sınırlarına katılmıştır. Ankara ele geçirilirken büyük bir direniş olmadığı aktarılır. Aslında bunun sebebi tarihçiler tarafından osmanlı hoşgörüsü olarak aktarılsada osman gazi döneminde hatırlayacağınız üzere ahilerin başı şeyh edebalinin kızıyla osman bey evlenmiş ve o dönemden beri osmanlıyla iyi ilişkiler içindeydiler. Bundan dolayı büyük bir direniş olmamıştır düşüncesindeyim ben. Tabi siz benim fikrimi değil müfredatta nasıl geçiyorsa o şekilde bileceksiniz :D .

Rumelide Kalmak İçin Yapılanlar: İskan Politikası

  • Süleyman paşa (Geliboli Fatihi) rumeliye geçildikten sonra hızlı bir şekilde gelibolu, malkara ve tekirdağı ele geçirmeyi başardı. Ama sadece ele geçirilmeyle elde tutulamayacağını iyi biliyordu orhan bey ve bu yüzden döneminde iki devlet politikası uygulanmaya başladı. Bu politikalar İskan ve İstimalet politikalarıydı.

  • İskan politikası ile anadoludaki göçebe türkmen aşiretleri yeni ele geçirilen rumeli topraklarına taşınıp yerleşik hayata geçirildiler. Bu sayede ele geçirilen topraklardaki nüfusu kendi lehlerine çevirip kalıcı sağlamaya çalıştılar. Ayrıca birbiriyle husumetli olan boylarında iskan politikasıyla balkanlara taşınması hem iç huzuru sağlıyordu hem de bu boylar yerleştirilerek tarım ve vergi anlamında da osmanlıya kazanç sağlıyorlardı.

  • istimalet politikası ise hoşgörü politikasıydı. Ele geçirilen yerlerdeki yerel hristiyan halkın can, mal, namus güvenliği güvence altına alınıyordu. Bizansın halkın üzerindeki ağır vergiler kaldırılıyordu. Bu durum osmanlının bölge halkı arasında kabul edilirliği artırmış ve herhangi bir haçlı kışkırtmasına karşı iç huzuru büyük ölçüde sağlamıştır.

Bu iki politikanın ne kadar önemli olduğunu Ankara savaşından sonra fetret devri yaşayan devlet açısından ne kadar önemli olduğunu anlayacaksınız.

Devletleşme Adımları ( Teşkilatlanma)

Orhan gazi dönemi artık osman gazi döneminde boydan beyliğe geçen osmanoğullarının; Bundan sonra beylikten devlete geçiş adımlarının atıldığı dönemdir. Teşkilatlanma bir devletin olmazsa olmazıdır.

  • Bu dönemde devlet işlerinin görüşüleceği kurum olarak bir danışma meclisi açıldı. Bu meclis divan-ı hümayünün ilk adımıdır. Burada hükümdara yardım ve destek için vezirlik makamı oluşturuldu ve ilk vezir olarak Aladdin Paşa atandı.

  • Osmanlının Orhan beye kadar düzenli bir ordusu yoktu. Osman bey döneminde gönüllü aşiret üyelerinden oluşan birlikler vardı. Hatta bu yüzden kuşatmaların devamlılığın zor olduğunu ve Bursanın 20 yıl boyunca kuşatıldıktan sonra alınabildiğini söylemiştik. İşte bu dönemde Yaya ve Müsellem adında ilk düzenli ve maaşlı ordu kuruldu. Bu sayede disiplinli bir orduya geçildi ve fetih, kuşatma süreleri daha da azaldı.

  • Konu içerisinde de bahsettiğimiz gibi İznik ele geçirildikten sonra ilk medrese burada açıldı. Eğitim önemli bir meseledir. Bu yüzdende osmanlıda bu kurumsal yapıyı geciktirmeden yapmaya çalışmıştır. Bu kurumlar sayesinde devlet makamlarınada lazım olan kişiler yetiştirilebilmiştir. İlk müderris ise döneminin önemli bilginlerinden Davud-i Kayseri atandı.

  • Sancak sistemide ilk bu dönemde uygulanmaya başlandı. Devletin toprakları genişleyince eyaletlere bölündü ve bu eyaletlerin başına askeri olarak subaşı ve kanuni işler içinde kadılar atandı. Bu dönemde şehzadelerin sancağa çıkma uygulaması ilk defa uygulanmıştır ve sancağa çıkan ilk şehzade Şehzade Murad olmuştur.

  • Osman bey döneminde ilk olarak bakır para basılmıştı. Orhan bey döneminde ise bakır para gümüş paraya dönüştü ve ** Akçe** olarak adlandırıldı. Bu durum osmanlı ekonomisinin çok daha iyi ve geliştiğini gösteren bir gelişmedir. Ayrıca osmanlı vakıf sistemide ilk bu dönemde kuruldu. İlk osmanlı sarayı ise Bursada Bey Sarayı inşa ettirildi.

Şehirleşme ve İmar Faaliyetleri

  • Şehirleşme ve imar faaliyetleride devletleşme ve kalıcılık için önemli bir durumdu ve orhan bey döneminde de aynı şekilde devam etmiştir.

  • Ele geçirilen şehirlerde cami, medrese ,han ,hamam gb. yapılar inşa ettirilmiştir. Bu yapılar daha öncede bahsettiğimiz gibi bir devletin teşkilatlanması ve kalıcılığınıda sağlayan yapılardı. Bir yerde eserler yapmak o bölgenin halkını ve toplum bilincinide kendi lehinize kazanmış olursunuz. Çünkü kurumlar muhtaçlık doğurur ve muhtaçlık olduğu anda bu kurumlarla cevap veremezseniz toplum arasında bir saygınlığınız veya meşruiyetiniz kalmaz.

Tyt Açısından Orhan Bey Dönemi

Orhan bey dönemi özellikle devletleşme süreci için önemli bir konudur. Ayrıca rumeliye geçiş ve çimpe kalesi çok önemli bir konudur. Bu konuyla ilişkili olan karesi beyliğinin alınması ve ilk siyasi birlik adımı olarak değerlendirilmesi ösym tarafından sıkça yapılan birşeydir. Özellikle okullarda işlediğiniz derslerde kuruluş ve yükseliş döneminde anadolu türk siyasi birliği konusunu sık sık duyarsınız. Bu açıdan karesi beyliğinin alınması ve ilk olmasıda önemli bir durumdur. Bunu kavram bilgisi olarak sorarmı bilmem ama soru gelecekse eğer karesi beyliği ve çimpe kalesinin bağlantılı olarak gelebileceğini düşünmekteyim. Ayrıca ilk düzenli ordu,ilk sancak sistemi ve divan-ı hümayünün temelide önemli maddeler arasındadır. Orhan Bey döneminde şehir fethetmek kadar o şehri düzenlemek de önem kazanmıştır. Bu nedenle Bursa, İznik ve diğer fethedilen yerlerde cami, medrese, imaret ve han gibi yapılar inşa edilmiştir. Bu yapılar yalnızca dinî ya da sosyal amaçlı değildir; aynı zamanda devletin kalıcılığını ve düzen kurma iradesini gösterir.

İmar faaliyetleri, Osmanlı’nın fethettiği topraklarda uzun süreli hâkimiyet kurma niyetini açıkça ortaya koyar. Çünkü bir yere cami yapmak, medrese açmak ya da pazar düzeni kurmak, o bölgenin sadece askerî denetim altında tutulmadığını; siyasi ve toplumsal bakımdan da Osmanlı sistemine dahil edildiğini gösterir.

Bu süreç, Osmanlı’nın beylikten devlete dönüşümünde çok önemlidir. Çünkü kalıcı devletler, sadece savaş kazanarak değil; şehirleri düzenleyerek, halkı yöneterek ve toplumsal hayatı biçimlendirerek büyür. Orhan Bey dönemi tam da bu değişimin yaşandığı evredir.

Zorunlu çerezler ve siteyi işletmek için kullanılan sayfa içi ticari içerik teknolojileri devrededir. İsteğe bağlı analitik çerezleri yalnızca aşağıda kabul ederseniz yüklenir. Çerez politikası · Gizlilik