Neolitik Çağ: Tarım Devrimi ve Uygarlığın Doğuşu
Neolitik Çağ: Tarım Devrimi ve Uygarlığın Doğuşu
İnsanlık tarihinin en büyük kırılmalarından biri, avcı-toplayıcı yaşamdan üretici yaşama geçiştir. Bu değişim, yalnızca insanların beslenme biçimini değiştirmemiş; aynı zamanda yerleşim düzenini, aile yapısını, ekonomik ilişkileri, toplumsal örgütlenmeyi ve düşünce dünyasını da kökten dönüştürmüştür. İşte Neolitik Çağ, bu büyük dönüşümün yaşandığı dönemdir. Bu nedenle Neolitik Çağ için çoğu zaman “Tarım Devrimi” ifadesi kullanılır.
Paleolitik ve Mezolitik dönemlerde insanlar doğada hazır buldukları besinlerle yaşamlarını sürdürmüştü. Avcılık ve toplayıcılık, insanları sürekli hareket etmeye zorlayan bir yaşam biçimi oluşturuyordu. Ancak Neolitik Çağ ile birlikte insan, doğaya tamamen bağımlı bir tüketici olmaktan çıkarak üretim yapan bir varlığa dönüşmeye başladı. Toprağı işlemeyi, bitki yetiştirmeyi ve hayvanları evcilleştirmeyi öğrenen insan, artık doğaya sadece uyum sağlayan değil; onu kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemeye çalışan bir güç hâline geldi.
Bu gelişme, insanlık tarihinin en büyük zihinsel ve toplumsal sıçramalarından biridir. Çünkü tarımın başlamasıyla birlikte insanlar ilk kez kalıcı yerleşimler kurmuş, nüfus artmış, iş bölümü gelişmiş, mülkiyet düşüncesi ortaya çıkmış ve uygarlığın temel kurumları oluşmaya başlamıştır. Bu yüzden Neolitik Çağ, sadece tarih öncesi çağlardan biri değil; aynı zamanda medeniyetin temellerinin atıldığı dönemdir.
Bu Konu Neden Önemlidir?
Neolitik Çağ, insanlığın yaşam biçiminde gerçekleşen en köklü değişimlerden birini temsil eder. Önceki çağlarda doğanın sunduklarıyla yetinen insan, bu dönemde üretime geçerek yaşamını kontrol etmeye başlamıştır. Bu nedenle Neolitik Çağ, yalnızca tarımın başladığı bir dönem değil; insanın çevresi üzerindeki etkisinin arttığı bir dönüm noktasıdır.
Yerleşik hayata geçilmesi, uygarlığın doğuşunu hazırlayan en önemli gelişmedir. Köyler kurulmuş, insanlar ilk kez aynı yerde uzun süre yaşamaya başlamış, toplumsal ilişkiler daha düzenli hâle gelmiştir. Böylece aile yapısı, iş bölümü, dayanışma, yönetim anlayışı ve ortak üretim gibi kavramlar gelişmiştir. Bu durum, daha sonraki şehir devletlerinin ve büyük uygarlıkların temelini oluşturmuştur.
Ayrıca Neolitik Çağ, ÖSYM mantığında çok önemli bir konudur. Çünkü sınavlarda çoğu zaman “tarım”, “yerleşik hayat”, “üretim”, “hayvanların evcilleştirilmesi”, “köy hayatı” ve “uygarlığın başlangıcı” gibi kavramlar üzerinden sorular gelir. Bu nedenle konu yalnızca tanım düzeyinde değil, sebep-sonuç ilişkileriyle birlikte iyi anlaşılmalıdır.
🟦 Not: Neolitik Çağ’ın en ayırt edici özelliği, üretime dayalı yaşamın başlaması ve yerleşik hayata geçilmesidir.
Konunun Tarihsel Arka Planı
Neolitik Çağ’dan önce insanlık uzun süre Paleolitik ve Mezolitik yaşam biçimi içinde varlığını sürdürmüştür. Bu dönemlerde insanlar küçük gruplar hâlinde yaşıyor, avcılık ve toplayıcılıkla besleniyor, mağaralarda veya geçici barınaklarda hayatlarını sürdürüyordu. Bu yaşam tarzı, doğrudan doğa koşullarına bağlıydı. İklim değişiklikleri, hayvan sürülerinin hareketleri ve bitki örtüsü, insanların nerede ve nasıl yaşayacağını belirliyordu.
Buzul Çağı’nın sona ermesiyle birlikte iklim koşulları daha ılıman hâle gelmiş, bazı bölgelerde bitki örtüsü zenginleşmiş ve yabanî tahılların yetişmesi kolaylaşmıştır. Bu çevresel değişim, insanın doğayı gözlemleme ve belirli bitkileri tanıma sürecini hızlandırmıştır. Aynı zamanda hayvanların hareketleri ve üreme biçimleri konusunda edinilen deneyim, evcilleştirme sürecinin önünü açmıştır.
İnsan, uzun gözlemler sonucunda bazı bitkilerin tohumlarının tekrar filizlenebildiğini, bazı hayvanların ise kontrol altında tutulabileceğini fark etmiştir. İşte bu bilgi birikimi, Neolitik Çağ’ın temelini oluşturur. Yani tarıma geçiş birdenbire ortaya çıkmış bir olay değil; uzun gözlemler, deneyimler ve çevresel değişimlerin sonucunda gerçekleşmiş büyük bir dönüşümdür.
Temel Gelişmeler ve Sürecin İşleyişi
Tarımın Başlaması
Neolitik Çağ’ın en belirleyici gelişmesi tarımın başlamasıdır. İnsanlar, doğada kendiliğinden yetişen tahılları gözlemlemiş ve bunları belirli alanlarda üretmeye başlamıştır. Bu durum, insanın besin elde etme yöntemini kökten değiştirmiştir. Artık insanlar yalnızca doğada hazır bulunan yiyecekleri toplamıyor; toprağı işleyerek yeni ürünler yetiştiriyordu.
Tarımın başlaması, insanın geleceği planlamasını da zorunlu hâle getirmiştir. Tohumun ekilmesi, büyümesi ve hasat zamanı gibi süreçler düzenli takip gerektiriyordu. Bu durum, insanın zaman kavramını daha bilinçli kullanmasına ve üretim döngüsünü planlamasına yol açtı. Böylece mevsimler, doğa olayları ve üretim süreci arasında daha güçlü bir ilişki kuruldu.
Tarım aynı zamanda besin kaynaklarının daha düzenli ve kalıcı hâle gelmesini sağladı. Avcılıkta her zaman başarı garantisi yokken, tarım insanlara daha güvenilir bir yaşam zemini sundu. Elbette ilk dönemlerde tarım ilkel yöntemlerle yapılıyor ve doğa koşullarına çok bağlı kalıyordu; ancak yine de bu gelişme, insanlığın ekonomik tarihinde büyük bir devrim anlamına geliyordu.
Hayvanların Evcilleştirilmesi
Neolitik Çağ’ın bir diğer önemli gelişmesi, hayvanların evcilleştirilmesidir. İnsanlar öncelikle koyun, keçi, sığır ve köpek gibi hayvanları kontrol altına almaya başlamıştır. Bu süreç, yalnızca et ihtiyacını karşılamakla sınırlı değildi. Hayvanlar süt, deri, yün ve ilerleyen dönemlerde taşıma gücü gibi birçok alanda insan yaşamına katkı sundu.
Hayvanların evcilleştirilmesi, insanların doğaya müdahalesinin arttığını gösterir. Artık insan, yalnızca doğadaki hayvanları avlayan biri değil; onların üremesini, beslenmesini ve kullanımını yöneten bir varlık hâline gelmiştir. Bu, insan ile doğa arasındaki ilişkinin niteliğini değiştirmiştir.
Tarım ile hayvancılığın birlikte gelişmesi, ekonomik yaşamı daha dengeli ve üretken hâle getirmiştir. Böylece insanlar yalnızca tek bir besin kaynağına bağlı kalmamış; üretim çeşitlenmiştir. Bu durum da toplumsal gelişimi hızlandırmıştır.
Yerleşik Hayata Geçiş
Neolitik Çağ’ın uygarlık açısından en önemli sonuçlarından biri, yerleşik hayata geçilmesidir. Tarım yapmak, sürekli aynı yerde kalmayı gerektiriyordu. Çünkü ekilen ürünlerin büyümesi ve hasat edilmesi zaman alıyordu. Bu nedenle insanlar, üretim yaptıkları toprakların çevresinde kalıcı yerleşimler kurmaya başlamıştır.
Yerleşik hayata geçiş, insanlık tarihinde büyük bir dönüşümdür. Göçebe yaşam, sürekli hareketi ve geçici barınakları zorunlu kılarken; yerleşik hayat kalıcı evler, köyler ve düzenli toplumsal ilişkiler doğurmuştur. İnsanlar artık mağaralarda ya da geçici kulübelerde değil; kerpiçten, taştan veya ağaçtan yapılmış kalıcı yapılarda yaşamaya başlamıştır.
Bu gelişme, güvenlik, dayanışma ve ortak yaşam anlayışını da güçlendirmiştir. Aynı yerde uzun süre yaşayan insanlar arasında daha güçlü sosyal bağlar oluşmuştur. Böylece aile yapısı, akrabalık ilişkileri ve topluluk bilinci gelişmeye başlamıştır.
🟧 Uyarı: Yerleşik hayata geçişin temel nedeni sadece barınma ihtiyacı değildir. Asıl belirleyici unsur, tarımın başlaması ve toprağa bağlı üretim yapılmasıdır.
Köy Yerleşmelerinin Ortaya Çıkması
Yerleşik hayatla birlikte insanlık tarihinin ilk köy yerleşmeleri ortaya çıkmıştır. Bu köyler, henüz büyük şehirler değil; fakat kalıcı ve düzenli topluluk yaşamının ilk örnekleridir. İnsanlar evlerini birbirine yakın inşa etmiş, ortak alanlar oluşturmuş ve üretim faaliyetlerini birlikte sürdürmüştür.
Köy hayatı, toplumsal ilişkilerin gelişmesi açısından çok önemlidir. İnsanlar yalnızca kendi aileleriyle değil; komşularıyla da sürekli ilişki kurmaya başlamıştır. Bu durum ortak iş yapma, iş bölümü oluşturma ve toplumsal kurallar geliştirme ihtiyacını artırmıştır. Böylece sosyal düzenin ilk temelleri atılmıştır.
Anadolu’da Çatalhöyük, Hacılar ve Çayönü gibi merkezler, Neolitik köy yaşamının en önemli örnekleri arasında yer alır. Bu yerleşmeler, tarımın, yerleşik hayatın ve toplumsal düzenin nasıl geliştiğini gösteren önemli arkeolojik alanlardır. Özellikle Çatalhöyük, dünya tarihinin en eski ve en gelişmiş yerleşimlerinden biri olarak kabul edilir.
Üretim Fazlası ve Ekonomik Değişim
Tarımın başlamasıyla birlikte insanlar zaman zaman ihtiyaçlarından fazla ürün elde etmeye başlamıştır. Buna üretim fazlası denir. Üretim fazlası, insanlık tarihinde çok önemli bir gelişmedir. Çünkü artık insanlar sadece günü kurtarmak için değil, geleceğe dönük birikim yapmak için de üretmeye başlamıştır.
Bu durum, depolama ihtiyacını doğurmuştur. Tahıllar saklanmış, ürünler koruma altına alınmış ve böylece ekonomik düşünce gelişmeye başlamıştır. Üretim fazlası aynı zamanda takasın yaygınlaşmasına da zemin hazırlamıştır. Bir topluluğun elindeki ürün diğer topluluğun ihtiyacını karşılayabiliyor, karşılığında farklı ürünler alınabiliyordu.
Ekonomik ilişkilerin çeşitlenmesi, toplumun daha karmaşık bir yapıya bürünmesine neden olmuştur. Herkesin aynı işi yapmadığı, farklı üretim alanlarının oluştuğu bir düzen ortaya çıkmıştır. Bu da iş bölümünün gelişmesini sağlamıştır.
İş Bölümü ve Uzmanlaşma
Neolitik Çağ ile birlikte toplumsal iş bölümü daha belirgin hâle gelmiştir. Herkes yalnızca yiyecek aramakla uğraşmadığı için bazı insanlar farklı alanlara yönelmeye başlamıştır. Kimi tarımla, kimi hayvancılıkla, kimi barınak yapımıyla, kimi de araç-gereç üretimiyle ilgilenmiştir.
Bu uzmanlaşma, toplumun üretim kapasitesini artırmıştır. Çünkü belli alanlarda tecrübe kazanan insanlar daha verimli çalışmaya başlamıştır. Zamanla taş işçiliği, çanak-çömlek yapımı, dokumacılık ve basit el sanatları gelişmiştir. Böylece ekonomik hayat daha çeşitlenmiştir.
İş bölümünün gelişmesi, toplumsal hiyerarşinin de ilk işaretlerini ortaya çıkarmıştır. Bazı bireyler ya da gruplar, üretim süreci içinde daha farklı roller üstlenmeye başlamıştır. Bu durum, uygarlığın ilerleyen aşamalarında görülecek sosyal tabakalaşmanın ilk adımları olarak değerlendirilebilir.
Mülkiyet Anlayışının Ortaya Çıkması
Göçebe ve avcı-toplayıcı yaşamda insanlar sürekli hareket ettiği için mülkiyet anlayışı çok gelişmemişti. Ancak yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte insanlar belirli toprak parçaları, evler, depolar ve hayvan sürüleri üzerinde hak iddia etmeye başlamıştır. Böylece mülkiyet düşüncesi ortaya çıkmıştır.
Mülkiyetin gelişmesi, toplumsal ilişkileri de değiştirmiştir. İnsanlar artık sadece ortak doğa alanlarını kullanan gruplar değil; emek vererek oluşturdukları üretim alanlarına sahip çıkan bireyler hâline gelmiştir. Bu durum, hem toplumsal düzenin hem de hukuk anlayışının temelini hazırlamıştır.
Mülkiyet fikri, ilerleyen dönemlerde devletin, vergi sisteminin ve sosyal sınıfların ortaya çıkışında belirleyici olmuştur. Bu yüzden Neolitik Çağ’da mülkiyetin gelişmesi, uygarlık tarihinin temel aşamalarından biridir.
Aile ve Toplum Yapısındaki Değişim
Yerleşik hayatla birlikte aile yapısı daha düzenli ve kalıcı hâle gelmiştir. Göçebe yaşamda sürekli hareket hâlinde olan topluluklar, Neolitik dönemde belirli yerlerde uzun süre yaşamaya başlamıştır. Bu durum, ailelerin aynı mekânda kalıcı biçimde örgütlenmesini kolaylaştırmıştır.
Çocukların yetiştirilmesi, ürünlerin korunması, evlerin düzenlenmesi ve günlük yaşamın sürdürülmesi daha düzenli bir aile hayatı gerektiriyordu. Böylece aile, toplumsal yaşamın temel birimi hâline gelmiştir. Aynı zamanda akrabalık ilişkileri ve komşuluk bağları da güçlenmiştir.
Toplumun bir arada yaşaması, ortak kuralların oluşmasını zorunlu kılmıştır. Hangi toprağın kim tarafından kullanılacağı, ürünlerin nasıl korunacağı, ortak alanların nasıl paylaşılacağı gibi meseleler toplumsal düzenin ilk biçimlerini doğurmuştur. Bu durum, daha sonra gelişecek yönetim anlayışlarının da temelini hazırlamıştır.
Çanak-Çömlek ve El Sanatlarının Gelişmesi
Neolitik Çağ ile birlikte insanların günlük yaşamı daha düzenli hâle geldikçe, eşyaya ve araç-gerece duyulan ihtiyaç artmıştır. Tarımsal ürünlerin saklanması, yemeklerin hazırlanması ve suyun taşınması için çanak-çömlek yapılmaya başlanmıştır. Bu gelişme, günlük yaşamın konforunu artırdığı gibi üretimin geliştiğini de gösterir.
Çanak-çömlek yapımı, insanın yalnızca doğadan yararlanmadığını; aynı zamanda maddeyi işleyerek yeni araçlar üretebildiğini ortaya koyar. Bu durum, teknik becerinin geliştiğini gösterir. Ayrıca dokumacılık ve basit süsleme sanatları da bu dönemde ortaya çıkmıştır.
El sanatlarının gelişmesi, estetik anlayışın ve işlevsel üretimin birlikte ilerlediğini gösterir. İnsan artık yalnızca hayatta kalmaya çalışmamakta; yaşamını daha düzenli ve kullanışlı hâle getirmeye yönelmektedir.
İnanç Dünyası ve Ruhsal Yaşam
Neolitik Çağ’da yalnızca ekonomi ve toplumsal yapı değişmemiş; insanların inanç dünyasında da önemli gelişmeler yaşanmıştır. Tarım toplumuna geçişle birlikte doğurganlık, bereket ve üretim kavramları daha önemli hâle gelmiştir. Bu nedenle ana tanrıça figürleri ve bereket sembolleri sıkça görülmeye başlamıştır.
İnsanlar, ürünlerin verimli olması, hayvanların çoğalması ve doğanın düzenli işlemesi için çeşitli inanç biçimleri geliştirmiştir. Bu durum, dinî düşüncenin toplumsal yaşamla ne kadar iç içe olduğunu gösterir. Özellikle bereket kültü, tarım toplumlarında büyük önem taşımıştır.
Ayrıca ölü gömme gelenekleri de gelişmiştir. İnsanlar ölülerini belirli törenlerle gömmeye başlamış, mezarlara çeşitli eşyalar bırakmıştır. Bu durum, ölümden sonraki yaşama dair düşüncelerin ve ruhsal inançların güçlendiğini gösterir.
Uygarlığın Temellerinin Atılması
Neolitik Çağ’ın en büyük önemi, uygarlığın temel unsurlarını ortaya çıkarmış olmasıdır. Tarım, yerleşik hayat, köyler, iş bölümü, mülkiyet, sosyal düzen, inanç sistemleri ve teknik gelişmeler bu dönemde belirginleşmiştir. Bunların her biri daha sonra şehirlerin, devletlerin ve yazılı kültürün doğmasına zemin hazırlamıştır.
Uygarlık bir anda ortaya çıkmamıştır. Onun altyapısı, Neolitik dönemde yavaş yavaş kurulmuştur. İnsanlar önce toprağa bağlanmış, sonra üretimi artırmış, daha sonra toplumsal düzen kurmuş ve zamanla daha büyük yerleşmelere geçmiştir. Böylece Neolitik Çağ, İlk Çağ uygarlıklarının hazırlık evresi olmuştur.
Bu nedenle Neolitik Çağ’ı sadece “taş devri içinde bir aşama” olarak görmek yetersizdir. Aslında bu çağ, insanın medeniyet kurma yolunda attığı en büyük adımdır.
Konunun Sonuçları ve Etkileri
Neolitik Çağ sonucunda insanlık tarihinin yönü değişmiştir. İnsanlar avcı-toplayıcı yaşamdan üretici yaşama geçmiş, toprağa bağlanmış ve yerleşik hayatı başlatmıştır. Bu gelişme, nüfusun artmasını, köylerin kurulmasını ve toplumsal düzenin güçlenmesini sağlamıştır.
Tarım ve hayvancılığın başlaması, ekonomik hayatı kökten değiştirmiştir. Üretim fazlası, takas, depolama ve iş bölümü gibi gelişmeler, insan toplumlarını daha karmaşık ve daha gelişmiş bir yapıya dönüştürmüştür. Böylece uygarlığın maddi temeli atılmıştır.
Ayrıca Neolitik Çağ, inanç, sanat, mimari ve toplumsal örgütlenme bakımından da büyük önem taşır. İnsan artık yalnızca doğaya karşı mücadele eden bir canlı değil; çevresini düzenleyen, üretim yapan ve ortak yaşam kuralları geliştiren bir varlık hâline gelmiştir. Bu nedenle Neolitik Çağ, insanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biridir.
Diğer Konularla Bağlantısı
- Paleolitik Çağ → Avcı-toplayıcı yaşamdan üretici yaşama geçişin öncesini oluşturur
- Tarih Öncesi Çağlar → Neolitik, bu sürecin en büyük dönüşüm evresidir
- İlk Çağ Uygarlıkları → Tarım ve yerleşik hayat, ilk uygarlıkların temelini hazırlar
- Tarihin Yardımcı Bilimleri → Neolitik bulguların anlaşılmasında arkeoloji büyük önem taşır
- Anadolu Tarihi → Çatalhöyük, Çayönü ve Hacılar gibi merkezlerle Anadolu’nun önemi ortaya çıkar
Sınavda Nasıl Sorulur?
ÖSYM bu konuyu genellikle Neolitik Çağ’ın ayırt edici özellikleri üzerinden sorar. Sorular çoğu zaman üretim, yerleşik hayat, tarım, hayvancılık, köy yaşamı ve uygarlığın başlangıcı ile ilişkilendirilir. Karşılaştırma sorularında Paleolitik ve Neolitik dönem özellikleri de sıkça kullanılır.
- Kavram soruları: Tarım Devrimi, yerleşik hayat, evcilleştirme, üretim
- Sebep-sonuç soruları: Tarımın başlaması → yerleşik hayata geçiş
- Karşılaştırma soruları: Paleolitik – Neolitik
- Yorum soruları: Uygarlığın doğuşunda Neolitik gelişmelerin rolü
🟧 Uyarı: Neolitik Çağ’da yazı henüz yoktur. Bu yüzden bu dönem hakkındaki bilgilerimiz arkeolojik bulgulara dayanır.
En Çok Karıştırılan Noktalar
- Neolitik Çağ’da insanlar hâlâ tamamen göçebedir → Yerleşik hayata geçilmiştir
- Tarım önemsiz bir gelişmedir → Uygarlığın temelini oluşturan en büyük dönüşümdür
- Sadece beslenme biçimi değişmiştir → Toplum, ekonomi, aile, inanç ve yerleşim düzeni de değişmiştir
- Neolitik Çağ’da şehirler kurulmuştur → Önce köy yerleşmeleri ortaya çıkmıştır
- Yazı ve devlet bu çağda başlamıştır → Henüz yoktur; ama bunların temeli bu çağda atılmıştır
Kısa Tekrar
- Neolitik Çağ’ın temel özelliği tarımın başlamasıdır
- İnsanlar üretici hâle gelmiş, hayvanları evcilleştirmiştir
- Yerleşik hayata geçilmiş ve ilk köyler kurulmuştur
- Üretim fazlası iş bölümünü ve takası geliştirmiştir
- Mülkiyet anlayışı ve toplumsal düzen güçlenmiştir
- Çanak-çömlek, dokumacılık ve el sanatları gelişmiştir
- Uygarlığın temelleri bu çağda atılmıştır
Kısa tekrar
Neolitik Çağ: Tarım Devrimi ve Uygarlığın Doğuşu İnsanlık tarihinin en büyük kırılmalarından biri, avcı toplayıcı yaşamdan üretici yaşama geçiştir.
Bu değişim, yalnızca insanların beslenme biçimini değiştirmemiş; aynı zamanda yerleşim düzenini, aile yapısını, ekonomik ilişkileri, toplumsal örgütlenmeyi ve düşünce dünyasını da kökten dönüştürmüştür.
İşte Neolitik Çağ, bu büyük dönüşümün yaşandığı dönemdir.
Bu nedenle Neolitik Çağ için çoğu zaman “Tarım Devrimi” ifadesi kullanılır.
En çok karıştırılan noktalar
- Bu Konu Neden Önemlidir?
- Konunun Tarihsel Arka Planı
- Temel Gelişmeler ve Sürecin İşleyişi
- Konunun Sonuçları ve Etkileri
- Diğer Konularla Bağlantısı
- Sınavda Nasıl Sorulur?
Bu konu sınavda nasıl gelir?
- Kronoloji sırası ve tarih damgaları ÖSYM sorularında sık kullanılır; şeritteki olayları ezberlemek yerine sıra ve nedensellik ile çalışın.
- MÖ yaklaşık 10.000 → Neolitik Çağ başladı — sınavda dönem/yıl eşleştirmesine hazır olun.
- Tarımın başlaması → Üretici yaşam biçimi ortaya çıktı — sınavda dönem/yıl eşleştirmesine hazır olun.
- Hayvanların evcilleştirilmesi → Tarım ekonomisi güçlendi — sınavda dönem/yıl eşleştirmesine hazır olun.
- Sınavda Nasıl Sorulur? bölümündeki ayrımları kısa maddelerle not alın.
MÖ yaklaşık 10.000 → Neolitik Çağ başladı
Tarımın başlaması → Üretici yaşam biçimi ortaya çıktı
Hayvanların evcilleştirilmesi → Tarım ekonomisi güçlendi
İlk köy yerleşmeleri → Yerleşik hayat yaygınlaştı
MÖ yaklaşık 5500’ler → Neolitik düzen yerini daha gelişmiş maden kullanımına bırakmaya başladı
