İlerlemenizi kaydetmek ve burs süreçlerine katılmak için giriş yapın veya hemen hesap oluşturun.
Göktürk Devleti: Türk Adını Taşıyan İlk Devlet ve İlk Yerleşik Devlet Uygurlar
Türk tarihinin en önemli dönemeçlerinden biridir, Göktürk Devleti ile birlikte “Türk” adı ilk kez bir devlet adı olarak kullanılmıştır. Bu özellik, Göktürkleri yalnızca Orta Asya’da kurulan güçlü bir siyasi yapı olmanın yanısıra; onları Türk kimliğinin devlet düzeyinde temsil edildiği ilk büyük örnek hâline getirir. Bundan dolayı Göktürkle sadece kuruluş-yıkılış bilgisiyle değil, kimlik, bağımsızlık, devlet teşkilatı ve yazılı kültür bakımındanda dikkate alınmalıdır.
I. Göktürk (Köktürk) Devleti (552-630)
- Tarihte iki tane göktürk devleti vardır. İlk Göktürk Devleti 552 yılında Bumin Kağan tarafından avarlara son verilerek kurulmuştur. Aslında bunun hikayeside biraz eğlencelidir. Bumin kağan avar hakanının kızını ister ve avar hakanı ise sizler benim köle demircilerimsiniz diyip reddeder. Bunun üzerine göktürkler avarlara bağlı bir boy iken isyan edip avarlara son vermiştir ve avarlar avrupaya göç etmek zorunda kalmıştır. Göktürkler türk tarihinde bağımsızlık düşüncesinin erken ve güçlü örneklerinden biridir. Bu noktada ÖSYM’nin sevdiği ayrım şudur: Göktürkler yalnızca yeni bir devlet kurmamış, aynı zamanda başka bir gücün egemenliğinden çıkarak bağımsız bir siyasi yapı oluşturmuştur. Bu yüzden Göktürk tarihi, “bağımsızlık mücadelesi” kavramıyla birlikte düşünülmelidir. Özellikle avar hanı ile bumin kağanın iletişimi sınav açısındanda önemli olabilir dikkat etmenizde fayda var.
🟦 Not
Göktürkler, tarihte “Türk” adını devlet adı olarak kullanan ilk Türk devletidir. Bu bilgi doğrudan sorulabildiği gibi, seçeneklerde Hunlar, Uygurlar ve Avarlarla karıştırılarak da sorulabilir.
-
Göktürk Devleti’nin siyasi yapısında eski Türk devlet geleneğinin temel izleri açıkça görülür. Devlet doğu ve batı olmak üzere ikili teşkilatla yönetilmiştir. Doğu kanadı genellikle asıl hükümdarın bulunduğu merkez kabul edilirken, batı kanadı hanedan üyeleri tarafından idare edilmiştir. Bu sistem geniş bozkır coğrafyasını yönetmeyi kolaylaştırmıştır; ancak hanedan üyeleri arasında güç mücadelesi doğurduğu için zamanla parçalanma riskini artırmıştır. Bu durum, Türk tarihinde ikili teşkilatın hem avantaj hem de zayıflık unsuru olduğunu gösterir. Buna örnek olarak 582 yılında tardu batı kanadında bağımsızlık ilan etmiştir.
-
Bumin kağanda hakan olarak doğuyu kendisi batıyı ise kardeşi istemi yabguya yönetmesi için vermiştir. İstemi yabgu'da önemli bir figürdür. Önce sasanilerle ittifak kurup Akhunları yenerek ipek yolu ticaretini ele geçirmiştir ve daha sonrada sasanilere karşı bizans ile ittifak kurmuştur. Bu yönüyle özellikle sınavda diplomasi ve ipek yolu ticareti sorusu olarak gelebilecek bir bilgidir.
Kut Anlayışı
Göktürkler döneminde kut anlayışı geleneği devam etmiştir. Peki nedir bu kut anlayışı? Kut, hükümdara yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından hakana verildiğine inanılmasıdır. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Türk devlet anlayışında kağanın temel görevi halkı doyurmak, düzeni sağlamak, adaleti korumak ve bağımsızlığı sürdürmektir. Bu anlayış daha sonra Orhun Yazıtları’nda çok açık biçimde karşımıza çıkar. Bu gelenek her iki göktürk devletinde de vardı yani sadece birinde vardı demek yanlış olur.
🟧 Uyarı
Kut anlayışı, hükümdara ilahi meşruiyet kazandırır; fakat kağanın halka karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. ÖSYM bu ayrımı yorum sorularında kullanabilir.
-
Devlet en parlak dönemini mukan kağan döneminde yaşamıştır. Mukan kağandan sonra yerine geçen taspar kağanın ölümüyle devlet içinde taht kavgaları yaşanmıştır.
-
I. Göktürk Devleti zamanla Çin entrikaları, iç mücadeleler ve hanedan çekişmeleri nedeniyle zayıflamıştır. Çin’in Türk boyları arasındaki rekabeti kullanması, Göktürklerin siyasi birliğini bozmuştur. Bu süreç sonunda doğu göktürkler 630 yılında Çin hâkimiyetine girmiştir. Batı göktürkler ise yine aynı yılda çine bağlandı. Ancak bu durum kalıcı olmamış, Türk bağımsızlık düşüncesi II. Göktürk Devleti’nin kurulmasıyla yeniden canlanmıştır.
II. Göktürk (Kutluk) Devleti (682-742)
-
Çin esaretinden kurtulmak amacıyla kutluk kağan tarafından çine karşı başlatılan ayaklanma sonucunda II. Göktürk Devleti, Kutluk Kağan tarafından 682 yılında kurulmuştur. Bu nedenle bu devlete Kutluk Devleti veya ünvanı olan ilteriş (derleyen,toplayan) de denir yani bazı kaynaklarda bu isimleride görürseniz şaşırmayın.
-
II. Göktürk dönemi, Türk tarihinde “yeniden bağımsızlık” fikrinin en güçlü örneklerinden biridir. Bu dönemin üç önemli ismi öne çıkar. Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk gibi devlet adamları ön plana çıkmıştır. Bilge Kağan siyasi liderliği, Kül Tigin askerî gücü, Tonyukuk ise akılcı devlet stratejisini temsil eder. Bu üçlü yapı, Göktürklerin sadece savaşçı değil, aynı zamanda düşünce ve yönetim bakımından gelişmiş bir devlet olduğunu gösterir.
-
Kapgan kağan türk boylarını yeniden bir çatı altında topladı fakat ölümünden sonra oğlu inel yerine geçsede başarısız bulunduğu için yerine kutluk kağanın oğlu Bilge kağan geçirildi.
Ordu-Millet anlayışı
Göktürklerde eli silah tutan herkes (kadın-erkek fark etmeksizin) asker kabul edilirdi. Hun hükümdarı Mete Han'dan miras kalan "Onluk Sistem" (onbaşı, yüzbaşı, binbaşı, tümenbaşı) Göktürk ordusunun temelini oluşturuyordu. Bu sistem sayesinde ordu çok hızlı mobilize olabiliyordu.
Orhun Yazıtları: Taşa Kazınmış Devlet Aklı
Göktürklerin Türk tarihindeki en kalıcı mirası Orhun Yazıtları’dır. Bu yazıtlar, Türk tarihinin ve Türk edebiyatının bilinen ilk yazılı belgeleri arasında kabul edilir. Ancak Orhun Yazıtları’nı yalnızca “ilk yazılı belge” diye öğrenmek yetersiz kalır. Çünkü bu metinler aynı zamanda bir siyasetname özelliği taşır. Yani devlet yönetimi, halkın sorumluluğu, kağanın görevleri ve bağımsızlığın önemi üzerine öğütler içerir.
Orhun Yazıtları; Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiştir. Bu yazıtlar yolluğ tigine hazırlattırılmıştır dolayısıyla yolluğ tigin ilk türk yazar olarak kabul edilmektedir. Orhun yazıtları zaten tek başına sınav açısındanda önemli bir konuyken bunu yazan ve ilk yazar olarak kabul edilen kişinin ismide sorulabilecek bir bilgidir. Bundan dolayı bu bilgiyide bilmenizde fayda var. Yazıtlarda Türk milletinin geçmişte yaptığı hatalar, Çin’in etkisi, bağımsızlığın kaybedilmesi ve yeniden diriliş süreci anlatılır. Bu yönüyle yazıtlar yalnızca bir anıt değil, tarihsel muhasebe metnidir. Kağan, halka seslenir; geçmişte yapılan yanlışları hatırlatır ve geleceğe dönük uyarılarda bulunur. Yazıtlar göktürk alfabesiyle yazılmıştır.
🟦 Not
Orhun Yazıtları, Türklerde yazının kullanıldığını, gelişmiş bir devlet anlayışı bulunduğunu ve yöneticilerin halka karşı sorumluluk bilinci taşıdığını gösterir.
Yazıtlarda en dikkat çekici noktalardan biri, kağanın kendisini halktan bağımsız görmemesidir. Kağan, milleti için gece uyumadığını, gündüz oturmadığını ifade eder. Bu anlatım, hükümdarın görevinin sadece hükmetmek değil, milleti refaha ulaştırmak olduğunu gösterir. ÖSYM bu tür ifadelerden “sosyal devlet anlayışı”, “halkçı yönetim”, “kağanın sorumluluğu” gibi sonuçlar çıkarmanızı isteyebilir.
🟧 Uyarı
Orhun Yazıtları sadece edebiyat konusu değildir. Tarih dersinde devlet anlayışı, egemenlik, bağımsızlık ve Türk kimliği açısından değerlendirilir.
Göktürklerin Çin ile ilişkileri de yazıtlarda önemli yer tutar. Çin, çoğu zaman kültürel ve siyasi tehlike olarak anlatılır. Buradaki temel mesaj, Türklerin kendi kimliğini ve bağımsızlığını koruması gerektiğidir. Bu nedenle Orhun Yazıtları, Türk tarihindeki millî bilinç ve bağımsızlık fikrinin en güçlü kaynaklarından biridir.
İkinci göktürk devleti Bilge kağandan sonra yerine geçenler başarılı olamamıştır. Basmil, Karluk ve Uygur boylarının isyanı sonucunda devlet 742 yılında yıkıldı. Tabiki ekonomik sebepler ve kıtlık gibi sebeplerde vardır.
Uygurlar: Bozkırdan Şehre Geçiş (744-840)
-
Göktürklerden sonra Orta Asya’da öne çıkan en önemli Türk devleti Uygurlardır. Orhun ve selenga bölgelerinde yaşayan Uygurlar 744 yılında Basmıl ve Karluklarla birlikte II. Göktürk Devleti’ne son vererek kendi devletlerini kurmuşlardır. Kurucusu kutluk bilge kül kağandır. Devletin merkezi ötükenden karabalgasuna taşınmıştır.
-
Uygurların Türk tarihindeki yeri, yalnızca siyasi hâkimiyet kurmalarıyla bilinmemelidir. Onların asıl önemi, Türk toplum yapısında büyük bir yaşam tarzı değişimini başlatmalarıdır.
Uygurlar, yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluklarından biri olarak kabul edilir. Bu değişim, Türk tarihinin en önemli kültürel dönüşümlerinden biridir. Çünkü eski Türk toplumları büyük ölçüde konargöçer bozkır yaşamına dayanıyordu. Uygurlarla birlikte şehir hayatı, tarım, ticaret, mimari, yazılı kültür ve sanat daha belirgin hâle gelmiştir.
🟦 Not
Uygurlar denildiğinde ÖSYM’nin en çok ölçtüğü kavramlar: yerleşik hayat, tarım, ticaret, matbaa, kâğıt, Maniheizm ve kültürel gelişmedir.
🟦 Not
- Kurucuları veya başkentlerini neden veriyorum veya farklı kaynaklarda neden veriliyor bu kadar önemlimi diye düşünecekseniz eğer şunu iyi bilmelisiniz sınavda II. Göktürk demezde kutluk devleti diyebilir veya başkenti şu ve şu tarihte kurulmuş devlet olarakda sorabilir. Özellikle ötüken birçok devlete başkentlik yapmıştır. Bunu iyi bilmelisiniz yani sadece şu kişi şurayı aldı veya burayı ele geçirdi demek değildir tarih. Sizlerin neden böyle soruyorsunuz demek gibi bir lüksünüz yok müfredatta verilmişse her türlü şekilde de sorulabilir. Öğrenciler özellikle bu konularda hataya düşebiliyor veya kafaları karışabiliyor. Dikkat edilmesinde fayda var!!
-
Devletin en parlak dönemi Moyen Çur dönemidir. Bu dönemde devletin sınırlarını seyhun nehrine kadar genişletmiş ve ayrıca çini vergiye bağlamıştır.
-
Devletin kaderini değiştiren ise Bögü Kağandır. Bögü kağan devlet dinini değiştirip maniheizm dinini benimsemiştir.
-
Uygurların yerleşik hayata geçmesinde din değişiminin önemli etkisi vardır. Uygurlar Maniheizm’i benimsemiştir. Maniheizm, et yemeyi ve savaşçılığı sınırlayan bir inanç sistemi olduğu için Uygurların savaşçı özelliklerinin zamanla zayıflamasına neden olmuştur. Buna karşılık kültür, sanat ve ticaret alanlarında gelişmeler hızlanmıştır. Bu durum, dinin yalnızca inanç alanını değil, toplumun ekonomik ve askerî yapısını da etkileyebileceğini gösterir.
🟧 Uyarı
Uygurların Maniheizm’i kabul etmesi “tamamen güçsüzleştiler” şeklinde yorumlanmamalıdır. Doğru yorum: savaşçı-bozkır karakter zayıflarken kültürel ve şehirli özellikler güçlenmiştir.
-
Uygurların kültürel gelişmişliğini gösteren önemli unsurlardan biri matbaa ve kâğıt kullanımıdır. Uygurlar yazıda kendilerine özgü 18 harfli uygur alfabesini kullanmışlar. Ayrıca minyatür, fresk, duvar resmi ve mimari alanlarda da gelişmişlerdir. Bu özellikleriyle Uygurlar, Türk tarihinde sanat ve yazılı kültür bakımından ayrı bir yere sahiptir. Özellikle yerleşik hayatla birlikte kalıcı mimari eserlerin ortaya çıkması, kültürel birikimin nesilden nesile aktarılmasını kolaylaştırmıştır.
-
Uygurlar ticaretle de ilgilenmiştir. Yerleşik hayat, şehirlerin gelişmesi ve İpek Yolu üzerindeki etkileşim, Uygurların ekonomik hayatını çeşitlendirmiştir. Böylece Türk toplumunda yalnızca hayvancılığa dayalı bozkır ekonomisi değil, tarım ve ticaret temelli daha karmaşık bir ekonomik yapı ortaya çıkmıştır.
Göktürkler ve Uygurlar Arasındaki Temel Fark
Göktürkler ile Uygurlar arasındaki farkı sadece “biri önce, biri sonra” şeklinde anlamak büyük bir eksikliktir. Göktürkler, Türk adını siyasi kimliğe dönüştüren ve bağımsızlık anlayışını yazılı belgelerle ortaya koyan devlettir. Uygurlar ise Türk toplumunda yerleşik hayatı, yazılı kültürü, sanatı ve şehirleşmeyi güçlendiren topluluktur.
- Göktürkler → siyasi kimlik ve bağımsızlık
- Uygurlar → yerleşik hayat ve kültürel gelişim
- Göktürkler → Orhun Yazıtları ile devlet felsefesi
- Uygurlar → şehirleşme, matbaa ve sanat
- Göktürkler → bozkır savaşçı geleneği
- Uygurlar → üretim, ticaret ve kültürel çeşitlilik
Bu karşılaştırma, ÖSYM’nin seçeneklerde sıkça yaptığı kavram karıştırmalarını önler. Örneğin “Türk adını taşıyan ilk devlet” soruluyorsa cevap Göktürklerdir; “yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğu” soruluyorsa Uygurlardır; “ilk yazılı belgeler” deniyorsa Orhun Yazıtları ve dolayısıyla II. Göktürk dönemi düşünmelisiniz.
ÖSYM Soru Mantığı
ÖSYM bu konuyu genellikle üç ana eksende sorar. Birincisi “ilkler”dir. Türk adını kullanan ilk devlet Göktürkler, Türk tarihinin ilk yazılı belgeleri Orhun Yazıtları, yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluklarından biri Uygurlardır. İkincisi “çıkarım” sorularıdır. Orhun Yazıtları’ndan verilen bir parçadan kağanın halka karşı sorumlu olduğu, bağımsızlığın önemsendiği veya Çin etkisine karşı uyarı yapıldığı sonucuna ulaşmanız istenir. Üçüncüsü ise “değişim” sorularıdır. Uygurların Maniheizm’i kabul etmesi ve yerleşik hayata geçmesi sonucunda hangi alanlarda değişim yaşandığı sorgulanır.
- Uygurlar 840 yılında kırgızlar tarafından yenilgiye uğratılarak yıkılmıştır. Bu tarihten sonra sarı uygurlar ve turfan uygurları diye iki farklı devletler kurulmuş olsalarda onlarda pek etkili olamamışlardır.
Öğrencilerin şu hataları yapabiliyor
Bu konuda öğrenciler genellikle üç kritik hata yapar. İlk hata, Orhun Yazıtları’nı Uygurlara ait sanmaktır. Oysa Orhun Yazıtları II. Göktürk dönemine aittir. İkinci hata, Uygurları yalnızca “ilk yerleşik Türk devleti” diye ezberleyip bunun sonuçlarını bilmemektir. Yerleşik hayat; tarım, ticaret, mimari, sanat ve yazılı kültür gelişmelerini beraberinde getirir. Üçüncü hata ise Göktürklerin önemini sadece “Türk adını kullandılar” cümlesine indirgemektir. Göktürkler aynı zamanda bağımsızlık anlayışı, ikili teşkilat, kut inancı ve devlet sorumluluğu bakımından da incelenmelidir.
Anahtar Kelimeler
-
Bumin kağan, avarlarla mücadele, mukan kağan, türk adını kullanan ilk devlet, istemi yabgu , bizansla ittifak ve sasanilerle mücadele kelime ve cümlelerini gördüğünüzde ilk olarak 1. göktürk devleti gelecek aklınıza.
-
Bilge kağan, kül tigin, vezir tonyukuk, orhun yazıtları , kutluk, ilteriş, ilk yazılı eser veya ilk siyasetname (orhun), ilk yazar (yollug tigin) vs. gibi anahtar kelimeler veya cümleler gördüğünüzde II. Göktürk devleti olduğunu bilmelisiniz.
-
Yerleşik hayat , mimari, matbaa, kağıt, resim,fresk,maniheizm, edebiyat, bögü kağan, devletin başkentinin diğer birçok türk devletinin aksine ötükenden karabalgasuna taşınması vs. gibi kelimeler görürseniz bu uygurlardan bahsettiği veya sorunun uygurlarla alakalı olduğunu bileceksiniz. Zaten genellikle uygur devletinin yerleşik hayata geçişi ile alakalı sorular gelmektedir.
Mini Test
Soru 1:
Orhun Yazıtları’nda kağanın milleti için çalıştığını, halkı doyurmayı ve birliği sağlamayı görev bildiğini anlatan ifadeler yer almaktadır.
Bu bilgilere göre Orhun Yazıtları’ndan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) Uygurların yerleşik hayata geçtiğine
B) Kağanın halka karşı sorumluluk taşıdığına
C) Türklerde özel mülkiyetin geliştiğine
D) Maniheizm’in devlet dini olduğuna
E) Ticaretin temel geçim kaynağı olduğuna
Doğru Cevap: B
Çözüm Mantığı:
Kağanın halkı doyurması, birliği sağlaması ve millet için çalışması yönetici sorumluluğunu gösterir. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 2:
Aşağıdakilerden hangisi Uygurların Türk tarihinde Göktürklerden farklı bir yönünü gösterir?
A) Kut anlayışına sahip olmaları
B) Bozkır kültürünü tanımaları
C) Yerleşik hayatı ve şehir kültürünü geliştirmeleri
D) İkili teşkilatı kullanmaları
E) Orta Asya’da siyasi varlık göstermeleri
Doğru Cevap: C
Çözüm Mantığı:
Kut anlayışı, bozkır kültürü ve Orta Asya’da siyasi varlık birçok Türk devletinde görülür. Uygurları ayıran temel özellik yerleşik hayat, şehirleşme ve kültürel gelişmedir.
Soru 3:
Bir tarih sorusunda “Türk adının devlet adı olarak kullanılması, bağımsızlık mücadelesi ve Orhun Yazıtları” ifadeleri birlikte verilmiştir.
Bu bilgiler aşağıdaki Türk devletlerinden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
A) Asya Hun Devleti
B) Avrupa Hun Devleti
C) Göktürk Devleti
D) Uygur Devleti
E) Avar Devleti
Doğru Cevap: C
Çözüm Mantığı:
Türk adını devlet adı olarak kullanan ilk devlet Göktürklerdir. Orhun Yazıtları da II. Göktürk dönemine aittir. Bu nedenle cevap C seçeneğidir.
Soru 4:
Uygurların Maniheizm’i kabul etmeleri sonucunda savaşçı özelliklerinin zayıfladığı, buna karşılık sanat ve kültür alanlarında ilerledikleri görülmüştür.
Bu durum aşağıdakilerden hangisini kanıtlar?
A) Dinî değişimlerin toplum yapısını etkileyebileceğini
B) Uygurların tamamen Çin egemenliğine girdiğini
C) Göktürklerin yerleşik hayata geçtiğini
D) Orhun Yazıtları’nın Uygurlar tarafından yazıldığını
E) Türklerde kut anlayışının sona erdiğini
Doğru Cevap: A
Çözüm Mantığı:
Din değişimi, Uygurlarda askerî yapıdan sanata ve yaşam tarzına kadar birçok alanı etkilemiştir. Bu nedenle doğru cevap A’dır.
