Kategoriye Dön

Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla Osmanlı'da Yeniden Yapılanma (1839-1876)

Merkezileşme, hukuk reformu, eşitlik söylemi ve devlet-toplum ilişkisinde dönüşüm.

Orta

Zorluk

30 dk

Süre

Orta

Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla Osmanlı'da Yeniden Yapılanma (1839-1876)

Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla Osmanlı'da Yeniden Yapılanma (1839-1876)

XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti için yalnızca toprak kayıplarının hızlandığı bir dönem değildir. Aynı zamanda devletin kendi yapısını sorguladığı, merkezî idareyi güçlendirmeye çalıştığı, hukuk, yönetim, eğitim, maliye ve toplum düzeninde yeniden yapılanmaya yöneldiği bir dönemdir. Bu yüzden Tanzimat ve Islahat Fermanları yalnızca iki belge olarak değil, Osmanlı Devleti’nin dağılmayı önlemek için giriştiği kapsamlı dönüşüm çabasının temel metinleri olarak değerlendirilmelidir.

Bu döneme “yeniden yapılanma” denmesinin nedeni, Osmanlı Devleti’nin artık klasik kurumlarıyla ayakta kalamayacağını fark etmesidir. Devlet, bir yandan dış baskılarla mücadele ediyor; diğer yandan içeride ayanlar, azınlık isyanları, ekonomik sorunlar, askerî yetersizlikler ve merkezî otorite kaybı gibi ciddi problemler yaşıyordu. İşte Tanzimat ve Islahat Fermanları, bu çok yönlü krize karşı verilen siyasal ve idarî cevapların en belirgin örnekleridir. MEB programı da bu belgeleri yalnızca reform metinleri olarak değil, merkezî idarenin kriz dönemlerinde farklı talepleri uzlaştırma çabası olarak ele alır. :contentReference[oaicite:1]{index=1}

XIX. Yüzyıl Başında Osmanlı Devleti Neden Yeniden Yapılanmaya İhtiyaç Duydu?

Osmanlı Devleti XVIII. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa karşısında askerî üstünlüğünü büyük ölçüde kaybetmişti. Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik düşüncesi, çok uluslu imparatorluk yapısını sarsıyor; Sanayi İnkılabı’nın doğurduğu ekonomik dönüşüm ise Osmanlı pazarını Avrupa karşısında daha kırılgan hâle getiriyordu. Buna bir de kapitülasyonlar, dış borçlanma eğilimi, eyaletlerde merkezden kopma eğilimleri ve gayrimüslim toplulukların bağımsızlık hareketleri eklenince devletin eski yöntemlerle ayakta kalması giderek zorlaştı.

Bu ihtiyacı doğuran başlıca unsurlar şunlardır:

  • Avrupa karşısında askerî gerilemenin hızlanması
  • Merkezi otoritenin taşrada zayıflaması
  • Vergi düzeninin bozulması
  • Hukuk sistemindeki dağınıklık
  • Gayrimüslim tebaaya yönelik dış müdahalelerin artması
  • Milliyetçilik akımının imparatorluğu zorlaması
  • Avrupalı devletlerin Osmanlı iç işlerine daha fazla karışması

🟦 Not: Tanzimat ve Islahat hareketleri, sadece “Batı’yı taklit etme” çabası değildir. Asıl amaç, Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak ve merkezî devleti yeniden işler hâle getirmektir.

II. Mahmud Dönemi: Tanzimat’a Giden Yol

Tanzimat Fermanı 1839’da ilan edilmiştir; ancak bu fermanın zemini daha önce hazırlanmıştır. Özellikle II. Mahmud dönemi, Osmanlı yeniden yapılanmasının hazırlık aşaması kabul edilir. Çünkü bu dönemde merkezîleşme yönünde ciddi adımlar atılmıştır.

II. Mahmud döneminde:

  • Sened-i İttifak ile merkez-taşra ilişkileri yeni bir zemine oturmuştur
  • Alemdar Mustafa Paşa etkisiyle ayan meselesi devlet gündemine girmiştir
  • Yeniçeri Ocağı kaldırılmıştır
  • Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye kurulmuştur
  • Divan teşkilatı yerini nazırlıklara bırakmaya başlamıştır
  • Memurluk sistemi düzenlenmiştir
  • Kılık kıyafet ve idarî görünümde merkezîleşmeyi yansıtan yenilikler yapılmıştır
  • Posta, nüfus sayımı ve karantina gibi uygulamalarla devlet denetimi yaygınlaştırılmıştır

Bu gelişmeler, Tanzimat’ın boşlukta doğmadığını gösterir. Tanzimat Fermanı, II. Mahmud döneminde başlayan merkezîleştirme ve modernleştirme sürecinin daha açık ve programlı hâle gelmiş biçimidir.

Tanzimat Fermanı’nın İlanı (3 Kasım 1839)

Tanzimat Fermanı, diğer adıyla Gülhane Hatt-ı Hümâyunu, 3 Kasım 1839’da Abdülmecid döneminde ilan edilmiştir. Fermanın hazırlanmasında Mustafa Reşid Paşa önemli rol oynamıştır. Bu belge, Osmanlı tarihinde padişah iradesinin belirli kurallarla sınırlandırılması ve devlet-tebaa ilişkisinin hukuk zeminine oturtulması bakımından büyük önem taşır.

Fermanın ilan edilmesinde hem iç hem dış nedenler etkili olmuştur.

İç nedenler

  • Devlet düzenindeki bozulmayı durdurmak
  • Vergi ve askerlik sistemini düzene koymak
  • Merkezî otoriteyi güçlendirmek
  • Müslim-gayrimüslim ayrımını azaltarak devlet bütünlüğünü korumak
  • Devletin keyfî uygulamalarını sınırlandırmak

Dış nedenler

  • Mehmet Ali Paşa Meselesi nedeniyle Avrupa desteğine ihtiyaç duyulması
  • Avrupalı devletlerin Osmanlı iç işlerine karışmasını azaltma isteği
  • Osmanlı Devleti’nin “reform yapan devlet” görüntüsü vererek meşruiyet kazanmak istemesi
  • Avrupa kamuoyunda olumlu izlenim bırakma ihtiyacı

MEB materyallerinde Tanzimat Fermanı’nın, Osmanlı Devleti’nde geleneksel yapıyı sarsan ve tebaa arasında kanun önünde eşitlik anlayışını güçlendiren bir belge olduğu özellikle vurgulanır. Ayrıca “muhafaza-i vatan” ifadesiyle yurt savunması ve vatandaşlık yükümlülüğü arasındaki bağın güçlendiğine dikkat çekilir. :contentReference[oaicite:2]{index=2}

Tanzimat Fermanı’nın Başlıca Maddeleri

Tanzimat Fermanı’nda öne çıkan düzenlemeler şunlardır:

  • Herkesin can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması
  • Vergilerin gelir durumuna göre ve kurala bağlanarak alınması
  • Askerlik işlerinin düzenli kurallara bağlanması
  • Mahkemelerin açık yapılması
  • Hiç kimsenin yargılanmadan cezalandırılmaması
  • Müsadere usulünün kaldırılması
  • Kanun üstünlüğüne dayalı bir yönetim anlayışının benimsenmesi

Bu maddeler ilk bakışta sadece idarî düzenleme gibi görünebilir. Ancak aslında çok daha derin bir anlam taşır. Çünkü devlet ilk kez kendi tebaasına karşı sorumluluklarını açık biçimde tanımlamış, keyfî cezalandırma ve mal güvenliği konularında sınır kabul ettiğini göstermiştir. Böylece mutlak padişah otoritesinin yanında kanun fikri de güç kazanmaya başlamıştır. MEB öğretim programı bu değişimi, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde hukuk sisteminde meydana gelen dönüşümler bağlamında ele alır. :contentReference[oaicite:3]{index=3}

🟦 Not: Tanzimat Fermanı bir anayasa değildir. Ancak Osmanlı’da hukuk devleti anlayışına ve anayasal gelişmelere giden yolun en önemli aşamalarından biridir.

Tanzimat Fermanı’nın Osmanlı Devleti’ne Etkileri

Tanzimat Fermanı’nın etkileri yalnızca hukuk alanıyla sınırlı kalmadı. Bu belge, devletin yeniden örgütlenme anlayışını birçok alana yaydı.

1. Hukuk alanında etkileri

Tanzimat ile birlikte hukuk daha sistemli ve yazılı bir yapıya yönelmeye başladı. Şer‘î hukukun yanında yeni mahkemeler, yeni ceza ve ticaret düzenlemeleri, nizamiye mahkemeleri ve daha sonra Mecelle gibi gelişmeler bu sürecin ürünüdür. Böylece devlet, yalnızca dinî temelli yargı ile değil, idarî ve dünyevî ihtiyaçlara göre şekillenmiş yeni hukuk kurumlarıyla da iş görmeye başladı. MEB programı özellikle bu hukukî dönüşümün Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde incelenmesini ister. :contentReference[oaicite:4]{index=4}

2. Yönetim alanında etkileri

Merkezî idare güçlendirildi. Bakanlıklaşma eğilimi arttı, memuriyet sistemi daha düzenli hâle geldi, taşra yönetiminde merkezin denetimi artırılmaya çalışıldı. Devlet artık daha fazla kayıt tutan, nüfusu ve gelir kaynaklarını sayan, vergi ve askerlik gibi alanlarda standardizasyon arayan bir yapıya büründü.

3. Toplumsal etkileri

Tanzimat, “Osmanlıcılık” düşüncesinin siyasette daha belirgin hâle gelmesini sağladı. Amaç, tüm tebaanın ortak bir Osmanlı kimliği etrafında birleşmesini sağlamaktı. Müslüman ve gayrimüslim unsurların kanun karşısında devletin koruması altına alınması, ayrılıkçılığı önleme aracı olarak düşünüldü. OGM materyallerinde de Tanzimat Devri’nin en önemli unsurlarından birinin tebaanın kanun önünde eşitliğine dayanan Osmanlı birliği siyaseti olduğu açıkça belirtilir. :contentReference[oaicite:5]{index=5}

4. Ekonomik etkileri

Vergi düzeninin kurala bağlanması hedeflenmiş olsa da bu alanda beklenen başarı kısa sürede tam olarak sağlanamadı. Yine de Tanzimat, maliye alanında düzenleme ihtiyacını ortaya koydu ve sonraki reformlara zemin hazırladı.

🟧 Uyarı: Tanzimat Fermanı çok önemli bir dönüm noktasıdır; ancak bütün sorunları bir anda çözmemiştir. Uygulamada taşradaki eşitsizlikler, mali yetersizlikler ve dış baskılar reformların etkisini sınırlamıştır.

Tanzimat Döneminde Kurumsal Yeniden Yapılanma

1839-1876 arasındaki dönem yalnızca fermanlarla değil, çok sayıda idarî ve hukukî düzenlemeyle şekillendi. Bu yüzden Tanzimat Dönemi, bir “belgeler dönemi” olmaktan çok bir “kurumlaşma dönemi” olarak anlaşılmalıdır.

Bu dönemde öne çıkan gelişmeler şunlardır:

  • Meclis-i Vâlâ gibi danışma ve düzenleme kurumlarının önem kazanması
  • Yeni ticaret ve ceza kanunlarının hazırlanması
  • Vilayet düzenlemeleriyle taşra idaresinin yeniden yapılandırılması
  • Eğitim alanında rüşdiye ve idadilerin yaygınlaşması
  • Mekteb-i Mülkiye ve benzeri kurumlarla sivil bürokrasinin yetiştirilmesi
  • Basının ve resmî yayın organlarının gelişmesi
  • Yeni mahkeme ve belediye uygulamalarının başlaması

Bu gelişmeler, Osmanlı Devleti’nin geleneksel imparatorluk yapısından daha modern, kayıtlı ve merkezî bir yapıya yöneldiğini gösterir. Yeniden yapılanma, hem devletin halka bakışını hem de halkın devletle ilişkisini değiştirmeye başlamıştır.

Kırım Savaşı ve Islahat Fermanı’na Giden Süreç

1853-1856 Kırım Savaşı, Osmanlı Devleti’nin Avrupa dengeleri içinde nasıl yer aldığını göstermesi açısından son derece önemlidir. Osmanlı Devleti bu savaşta İngiltere ve Fransa ile birlikte Rusya’ya karşı savaşmıştır. Savaş sonunda Osmanlı kısa vadede diplomatik destek elde etmiş görünse de Avrupa devletleri Osmanlı’dan yeni reformlar beklemeye başladı.

İşte bu ortamda 1856’da Islahat Fermanı ilan edildi. Islahat Fermanı, Tanzimat’ın devamı niteliğinde olmakla birlikte özellikle gayrimüslim tebaanın durumuna odaklanması bakımından ondan ayrılır.

Islahat Fermanı’nın İlanı (18 Şubat 1856)

Islahat Fermanı, Paris Antlaşması öncesinde ilan edilmiştir. Bu yönüyle yalnızca iç reform belgesi değil, aynı zamanda dış politika metni niteliği de taşır. Tanzimat Fermanı’nda herkese yönelik genel güvence dili öne çıkarken, Islahat Fermanı’nda gayrimüslimlere ilişkin ayrıntılı düzenlemeler daha belirgindir.

Islahat Fermanı’nın ilan edilmesinde etkili olan başlıca unsurlar şunlardır:

  • Kırım Savaşı sonrasında İngiltere ve Fransa’nın reform baskısı
  • Gayrimüslim tebaa ile Müslüman tebaa arasındaki eşitsizlik tartışmaları
  • Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine müdahale zeminini azaltma isteği
  • Osmanlı Devleti’nin dış destek karşılığında reform iradesi gösterme zorunluluğu

MEB’in eski ve güncel materyallerinde Islahat Fermanı’nın, Tanzimat’tan farklı olarak gayrimüslimlere daha somut haklar tanıdığı ve Osmanlı siyasi-sosyal hayatında önemli sonuçlar doğurduğu vurgulanır. :contentReference[oaicite:6]{index=6}

Islahat Fermanı’nın Başlıca Maddeleri

Islahat Fermanı ile:

  • Gayrimüslimlere devlet memuru olabilme imkânı tanındı
  • Askerlik konusunda yeni düzenlemeler yapıldı; bedel usulü yaygınlaştı
  • Karma mahkemeler ve karma eğitim anlayışı güç kazandı
  • Gayrimüslimlerin okul, kilise, hastane gibi kurumlar açabilmeleri daha açık bir hukuki zemin kazandı
  • Vergi ve yargı alanlarında eşitlik ilkesi genişletildi
  • Din ve mezhep farkı nedeniyle aşağılayıcı uygulamaların kaldırılması hedeflendi

Bu düzenlemeler, görünüşte eşitlik ilkesini güçlendirse de Osmanlı toplumu içinde yeni tartışmalar doğurdu. Çünkü bazı Müslüman çevreler, gayrimüslimlere tanınan hakların dengeyi bozduğunu düşündü. Öte yandan Avrupa devletleri de bu düzenlemeleri Osmanlı iç işlerine müdahale için bir araç olarak kullanmaya devam etti.

🟧 Uyarı: Islahat Fermanı’nın amacı Osmanlı bütünlüğünü korumaktı; fakat uygulamada Avrupa devletlerinin gayrimüslimleri bahane ederek Osmanlı iç işlerine daha fazla karışmasına da zemin hazırladı.

Tanzimat ve Islahat Fermanlarının Karşılaştırılması

Bu iki belge çoğu zaman birlikte anılır; ancak aralarında önemli farklar vardır.

Ortak yönleri

  • İkisi de Osmanlı Devleti’ni ayakta tutmayı hedeflemiştir
  • İkisi de hukuk devleti ve merkezî idare anlayışını güçlendirmeye çalışmıştır
  • İkisi de eşitlik ilkesini öne çıkarmıştır
  • İkisi de Avrupa’nın baskı ve etkisinin hissedildiği ortamda ilan edilmiştir

Farklı yönleri

  • Tanzimat Fermanı daha genel ve bütün tebaya yönelik bir güvence metnidir
  • Islahat Fermanı ise özellikle gayrimüslimlerin haklarını ayrıntılandırır
  • Tanzimat daha çok devletin iç düzenini toparlama amacı taşır
  • Islahat, dış baskıların daha açık hissedildiği bir ortamda ortaya çıkmıştır

OGM kaynaklarında Tanzimat’ın “kanun önünde eşitlik” ve Osmanlı birliği siyasetini öne çıkardığı, Islahat Fermanı’nın ise bu çizgiyi genişleterek gayrimüslim tebaa merkezli düzenlemeler getirdiği ifade edilir. :contentReference[oaicite:7]{index=7}

Osmanlıcılık ve Yeniden Yapılanma

Tanzimat ve Islahat Fermanları’nın arkasındaki temel düşüncelerden biri Osmanlıcılıktır. Osmanlıcılık, farklı din ve milletlerden oluşan toplulukları ortak bir Osmanlı kimliği altında birleştirmeyi amaçlar. Bu düşünceye göre, eğer herkes kanun önünde eşit kabul edilirse devlet içindeki ayrılıkçı eğilimler zayıflayacak ve imparatorluk bir arada tutulabilecektir.

Bu anlayış şu alanlarda etkili oldu:

  • Eşit vatandaşlık fikrinin güçlenmesi
  • Ortak hukuki statü arayışı
  • Devlete bağlılık fikrinin mezhep ve millet farkının önüne geçirilmek istenmesi
  • Eğitim ve idarede ortaklaşma çabaları

Ancak Osmanlıcılık düşüncesi, milliyetçilik akımının hızla yayıldığı bir çağda istenen sonucu tam olarak veremedi. Çünkü Balkanlar başta olmak üzere birçok bölgede etnik ve dinî kimlikler siyasi taleplerle birleşmeye başlamıştı.

Hukuk ve Eğitim Alanında Dönüşüm

Tanzimat ve Islahat Dönemi’nde yeniden yapılanma yalnızca siyasî belgelerle sınırlı kalmadı. Özellikle hukuk ve eğitim alanında yapılan düzenlemeler, Osmanlı modernleşmesinin kalıcı etkileri arasında yer aldı.

Hukuk alanında

  • Ceza ve ticaret alanında yeni kanunlar hazırlandı
  • Nizamiye mahkemeleriyle yeni bir yargı düzeni oluşmaya başladı
  • Şer‘î hukukun yanında laik unsurlar taşıyan hukuk düzenlemeleri arttı
  • Mecelle ile medeni hukuk alanında sistemli bir derleme oluşturuldu

Eğitim alanında

  • Rüşdiye ve idadiler yaygınlaştırıldı
  • Öğretmen yetiştirme çabaları arttı
  • Sivil ve askerî okullar çoğaltıldı
  • Eğitim, devletin toplumu dönüştürme aracı olarak daha fazla kullanılmaya başlandı

Bu gelişmeler, XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin modern devlet aygıtı kurma çabasının önemli parçalarıdır.

Basın, Aydınlar ve Yeni Siyaset Dili

Tanzimat Dönemi ile birlikte basının gelişmesi ve yeni aydın kuşaklarının ortaya çıkması da yeniden yapılanmanın önemli boyutlarından biridir. Gazeteler, tercüme faaliyetleri, fikir tartışmaları ve yeni bürokrat tipinin doğuşu, devletin yalnızca kurumlarını değil zihniyet dünyasını da değiştirmeye başlamıştır.

Bu dönemde:

  • Gazetecilik gelişti
  • Tercüme odaları önem kazandı
  • Yeni bir bürokrat-aydın sınıfı oluştu
  • Hukuk, meclis, anayasa, özgürlük ve vatan gibi kavramlar daha çok tartışılır oldu

Bu gelişmeler, I. Meşrutiyet’e giden düşünsel zeminin hazırlanmasında etkili oldu.

Tanzimat’tan I. Meşrutiyet’e Geçiş

1839-1876 arası dönem, Osmanlı’da merkezî devletin yeniden yapılanma sürecidir; fakat aynı zamanda anayasal düzene geçişin de hazırlık evresidir. Tanzimat ve Islahat ile başlayan “kanun”, “eşitlik”, “vatandaşlık”, “hak”, “meclis” ve “temsil” tartışmaları zamanla daha ileri talepleri doğurmuştur.

Bu süreçte Genç Osmanlılar gibi aydın çevreler:

  • Mutlak yönetimin sınırlandırılmasını
  • Meclis açılmasını
  • Kanun üstünlüğünün güçlendirilmesini
  • Devlet ile toplum arasında yeni bir siyasal sözleşme kurulmasını savundu

Sonuçta 1876’da Kanun-ı Esasi ilan edilmiş ve I. Meşrutiyet’e geçilmiştir. MEB’in ilgili kazanımında Tanzimat, Islahat Fermanı ve Kanun-ı Esasi’nin birlikte değerlendirilmesi istenmesinin nedeni de budur: Bu üçü, Osmanlı’nın krizler karşısında merkezî idareyi yeniden kurma ve meşrulaştırma çabasının ardışık halkalarıdır. :contentReference[oaicite:8]{index=8}

🟦 Not: Tanzimat ve Islahat Fermanları, doğrudan meşrutiyet rejimi kurmamıştır; fakat anayasal yönetime geçişin hukukî ve düşünsel temelini hazırlamıştır.

Yeniden Yapılanmanın Başarıları ve Sınırları

Bu dönemin reformları bazı alanlarda kalıcı dönüşümler sağlamıştır:

  • Devlet daha merkezi ve bürokratik bir yapıya yönelmiştir
  • Hukuk sisteminde önemli kurumsal değişimler yaşanmıştır
  • Eğitim ve basın alanında modernleşme ivme kazanmıştır
  • Tebaa-devlet ilişkisi daha hukuki temelde tanımlanmaya başlanmıştır

Buna karşılık ciddi sınırlılıklar da vardır:

  • Reformlar çoğu zaman merkezde kalmış, taşrada aynı ölçüde uygulanamamıştır
  • Avrupa müdahaleleri azalmamış, bazı konularda daha da artmıştır
  • Milliyetçilik akımı Osmanlıcılık siyasetini zayıflatmıştır
  • Mali sorunlar reformların etkisini daraltmıştır
  • Eşitlik ilkesi toplumsal düzeyde her zaman tam karşılık bulmamıştır

Dolayısıyla Tanzimat ve Islahat Dönemi, ne bütünüyle başarısız ne de tüm sorunları çözmüş bir dönemdir. Asıl önemi, Osmanlı Devleti’nin klasik yapısından modern devlet anlayışına geçişte çok büyük bir eşik oluşturmasındadır.

Konunun Özünü Toparlayalım

1839-1876 arası Osmanlı tarihi, devletin dağılmayı önlemek için kendisini hukuk, yönetim, toplum ve eğitim alanlarında yeniden düzenlemeye çalıştığı bir dönemdir. Tanzimat Fermanı ile devlet-tebaa ilişkileri hukuki güvence altına alınmaya başlanmış; Islahat Fermanı ile özellikle gayrimüslim tebaanın hakları genişletilmiş; bu süreçte Osmanlıcılık siyasetiyle imparatorluk bir arada tutulmak istenmiştir.

Ancak XIX. yüzyılın sert gerçekleri, yani milliyetçilik, dış müdahale, ekonomik bağımlılık ve askerî baskılar, bu reformların etkisini sınırlamıştır. Buna rağmen Tanzimat ve Islahat Dönemi, Osmanlı’da modern hukuk, modern bürokrasi, anayasal gelişmeler ve yeni siyasal düşünce ortamının doğduğu temel dönemlerden biri olarak çok büyük önem taşır.

Kronoloji

  • 1808 – Sened-i İttifak imzalandı.
  • 1826 – Yeniçeri Ocağı kaldırıldı; Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye kuruldu.
  • 1831 – İlk nüfus sayımı yapıldı.
  • 1838 – Balta Limanı Ticaret Antlaşması imzalandı.
  • 1839 – Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümâyunu) ilan edildi.
  • 1839 – II. Mahmud öldü, Abdülmecid tahta çıktı.
  • 1840 – Ceza Kanunnamesi yayımlandı.
  • 1840 – Posta Nezareti kuruldu.
  • 1846 – Meclis-i Maarif-i Umumiye kuruldu.
  • 1847 – Karma ticaret mahkemeleri oluşturulmaya başlandı.
  • 1853-1856 – Kırım Savaşı yaşandı.
  • 1854 – Osmanlı Devleti ilk dış borcunu aldı.
  • 1856 – Islahat Fermanı ilan edildi.
  • 1856 – Paris Antlaşması imzalandı.
  • 1858 – Arazi Kanunnamesi çıkarıldı.
  • 1864 – Vilayet Nizamnamesi yayımlandı.
  • 1868 – Şûrâ-yı Devlet kuruldu.
  • 1868 – Galatasaray Sultanîsi açıldı.
  • 1869 – Maarif-i Umumiye Nizamnamesi çıkarıldı.
  • 1869-1876 – Mecelle’nin hazırlanma süreci yürütüldü.
  • 1876 – Kanun-ı Esasi ilan edildi.
  • 1876 – I. Meşrutiyet başladı.

Bu Konuyu Ne Kadar Öğrendin?

Konuyu okuduysan şimdi 5 soruluk mini testle kendini dene.

Zorunlu çerezler ve siteyi işletmek için kullanılan sayfa içi ticari içerik teknolojileri devrededir. İsteğe bağlı analitik çerezleri yalnızca aşağıda kabul ederseniz yüklenir. Çerez politikası · Gizlilik