Kategoriye Dön

Soğuk Savaş ve Yumuşama Dönemi

Küreselleşen dünya, yumuşama dönemi ve sonrası.

Orta

Zorluk

30 dk

Süre

Orta

Soğuk Savaş ve Yumuşama Dönemi

Kronoloji şeridi
  1. 1947

    1947 → Truman Doktrini

  2. 1947

    1947 → Marshall Planı

  3. 1948

    1948-1949 → Berlin Ablukası

  4. 1949

    1949 → NATO’nun kurulması

  5. 1949

    1949 → Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulması

  6. 1950

    1950-1953 → Kore Savaşı

  7. 1952

    1952 → Türkiye’nin NATO’ya girmesi

  8. 1955

    1955 → Varşova Paktı

  9. 1955

    1955 → Bandung Konferansı

  10. 1956

    1956 → Süveyş Krizi

  11. 1956

    1956 → Macaristan Ayaklanması

  12. 1959

    1959 → Küba Devrimi

  13. 1962

    1962 → Küba Füze Krizi

  14. 1964

    1964 → Johnson Mektubu

  15. 1960

    1960’lar → Yumuşama sürecinin belirginleşmesi

  16. 1967

    1967 → Altı Gün Savaşı

  17. 1973

    1973 → Yom Kippur Savaşı

  18. 1970

    1970’ler → SALT görüşmeleri

  19. 1974

    1974 → Kıbrıs Barış Harekâtı

  20. 1979

    1979 → SSCB’nin Afganistan’ı işgali

Soğuk Savaş ve Yumuşama Dönemi

II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle dünya kalıcı bir barış düzenine kavuşmadı. Tam tersine, savaşın galipleri arasında yeni bir güç mücadelesi başladı. Bu mücadele, doğrudan dünya savaşına dönüşmese de siyasetten ekonomiye, askerî yapılanmadan ideolojik rekabete, bilimden teknolojiye kadar hayatın her alanını etkileyen uzun bir dönemi başlattı. Bu döneme Soğuk Savaş denir.

Soğuk Savaş, temelde Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki kapitalist-liberal blok ile Sovyetler Birliği öncülüğündeki sosyalist-komünist blok arasındaki küresel rekabettir. Bu rekabet doğrudan ABD ile SSCB’yi sıcak savaşta karşı karşıya getirmemiştir; fakat dünyanın birçok bölgesinde vekâlet savaşları, darbeler, krizler, silahlanma yarışları ve ideolojik mücadeleler şeklinde sürmüştür.

Bu dönemin ilerleyen safhasında, özellikle 1960’lardan sonra iki blok arasında mutlak çatışma yerini kısmen daha kontrollü ilişkilere bırakmıştır. Nükleer savaş tehlikesinin büyümesi, ekonomik maliyetlerin artması ve dünya kamuoyunun baskısı, tarafları daha dikkatli davranmaya zorlamıştır. Bu yeni safhaya Yumuşama Dönemi (Detant) denir.

Bu konu çalışılırken şu sorulara cevap vermek gerekir:

  • Soğuk Savaş neden başladı?
  • ABD ve SSCB arasındaki rekabet hangi araçlarla yürütüldü?
  • Türkiye bu yeni dünya düzeninde neden Batı blokuna yöneldi?
  • Kore Savaşı, NATO üyeliği ve Kıbrıs meselesi Türkiye açısından neden önemlidir?
  • Yumuşama Dönemi neden ortaya çıktı ve hangi krizlerle şekillendi?

🟦 Not: Soğuk Savaş, “savaş yokmuş gibi” geçen bir dönem değildir. Asıl özelliği, büyük güçlerin doğrudan çatışmadan kaçınırken rekabeti başka alanlara yaymalarıdır.

Soğuk Savaş’ın Başlangıcı

II. Dünya Savaşı bittiğinde ABD ile SSCB aynı cephede yer alan müttefiklerdi. Ancak bu iş birliği, ortak düşman olan Nazi Almanyası ortadan kalkınca hızla zayıfladı. Çünkü iki devletin dünya görüşleri, güvenlik anlayışları ve siyasal hedefleri birbirinden tamamen farklıydı.

Soğuk Savaş’ın temel nedenleri

  • ABD’nin liberal demokrasi ve serbest piyasa düzenini savunması
  • SSCB’nin sosyalist-komünist sistemi yayma eğiliminde olması
  • Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa’da nüfuz alanı kurması
  • ABD’nin bunu küresel tehdit olarak görmesi
  • Atom bombası ve nükleer teknolojinin güç dengesini değiştirmesi
  • II. Dünya Savaşı sonrası oluşan otorite boşluğunun iki süper güç tarafından doldurulmak istenmesi

Doğu Avrupa’da Sovyet etkisi

SSCB, savaş sonrasında Doğu Avrupa’daki ülkelerde kendi etkisi altında rejimler kurulmasını sağladı. Polonya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Çekoslovakya ve Doğu Almanya gibi bölgeler zamanla Sovyet nüfuz sahası hâline geldi.

Batı’nın tepkisi

ABD ve Batılı devletler, Sovyetlerin bu genişlemesini Avrupa dengesi açısından büyük tehlike saydı. Böylece iki blok arasındaki ideolojik ve siyasi ayrım belirginleşti.

Truman Doktrini (1947)

Soğuk Savaş’ın resmî başlangıcını simgeleyen en önemli gelişmelerden biri Truman Doktrini’dir.

Neden ortaya çıktı?

II. Dünya Savaşı sonrasında özellikle Türkiye ve Yunanistan, Sovyet baskısı veya komünist tehdit karşısında kırılgan görünüyordu. İngiltere artık bu ülkelere yeterli destek sağlayamayacağını açıkladı. Bunun üzerine ABD devreye girdi.

Temel amacı

ABD Başkanı Harry Truman, komünizmin yayılmasını önlemek amacıyla tehdit altındaki ülkelere askerî ve ekonomik yardım yapılacağını açıkladı.

Türkiye açısından önemi

  • Türkiye, Sovyet baskısı karşısında ABD desteği aldı.
  • Türkiye’nin Batı blokuna yönelmesi hızlandı.
  • ABD ile ilişkiler daha resmî ve stratejik hâle geldi.

Genel önemi

Truman Doktrini, ABD’nin yalnızca kendi kıtasında değil, dünya çapında Sovyet etkisini sınırlamaya yönelik aktif politika izlemeye başladığını gösterir.

🟧 Uyarı: Truman Doktrini yalnızca yardım programı değildir; ABD’nin Soğuk Savaş boyunca uygulayacağı “çevreleme politikası”nın açık ilanıdır.

Marshall Planı (1947)

Truman Doktrini’nden kısa süre sonra ABD, Avrupa’nın ekonomik çöküşünü durdurmak ve komünizmin yayılmasını önlemek amacıyla Marshall Planı’nı uygulamaya koydu.

Neden gerekli görüldü?

Savaş sonrası Avrupa’da:

  • üretim düşmüştü,
  • altyapı büyük zarar görmüştü,
  • işsizlik ve yoksulluk artmıştı,
  • ekonomik krizler siyasi radikalleşmeyi güçlendiriyordu.

ABD, ekonomik çöküş yaşayan Avrupa toplumlarında komünizmin güç kazanmasından çekiniyordu.

Sonuçları

  • Batı Avrupa ülkeleri ekonomik yardım aldı.
  • Avrupa ekonomisinin toparlanması hızlandı.
  • ABD’nin Avrupa üzerindeki etkisi arttı.
  • Batı bloğu ekonomik bakımdan güçlendi.

Türkiye açısından önemi

Türkiye de bu yardım sisteminden yararlandı. Böylece Batı ekonomik sistemiyle entegrasyonu arttı ve dış politika yönelişi daha belirginleşti.

Berlin Buhranı ve Almanya Meselesi

Soğuk Savaş’ın ilk büyük krizlerinden biri Almanya üzerinden çıktı.

Sorunun kaynağı

Almanya savaş sonrası işgal bölgelerine ayrılmıştı. Berlin de benzer şekilde paylaşılmıştı. Ancak Batılı devletlerin Batı Almanya’da ayrı ekonomik-siyasi yapı oluşturmaya yönelmesi, SSCB’yi rahatsız etti.

Berlin Ablukası (1948-1949)

SSCB, Batı Berlin’e kara ulaşımını keserek baskı kurmak istedi. ABD ve müttefikleri ise hava köprüsü kurarak Batı Berlin’i destekledi.

Önemi

  • Soğuk Savaş’ın ilk büyük güç gösterilerinden biridir.
  • Almanya’nın ikiye ayrılması sürecini hızlandırdı.
  • Batı blokunun dayanışmasını güçlendirdi.

NATO’nun Kurulması (1949)

ABD ve Batı Avrupa ülkeleri, Sovyet tehdidine karşı ortak savunma örgütü kurdu.

NATO’nun amacı

  • Sovyet yayılmasını durdurmak
  • Üye devletlerin güvenliğini birlikte sağlamak
  • Batı blokunu askerî bakımdan bir araya getirmek

Önemi

  • Soğuk Savaş’ın askerî boyutu kurumsallaştı.
  • Batı bloğu ortak savunma anlayışı geliştirdi.
  • Türkiye için ileride çok önemli olacak üyelik sürecinin zemini oluştu.

Çin’de Komünist Devrim (1949)

Soğuk Savaş’ın Asya boyutunu güçlendiren en önemli gelişmelerden biri Çin’de komünistlerin iktidara gelmesidir.

Sonuçları

  • Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu.
  • ABD, Asya’da da komünizmin güçlendiğini gördü.
  • Soğuk Savaş yalnızca Avrupa merkezli olmaktan çıktı.

Kore Savaşı (1950-1953)

Kore Savaşı, Soğuk Savaş’ın ilk büyük sıcak çatışmasıdır.

Neden çıktı?

II. Dünya Savaşı sonrası Kore kuzeyde Sovyet etkisi, güneyde ABD etkisi altında ikiye ayrılmıştı. Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırmasıyla savaş başladı.

Taraflar

  • Kuzey Kore’yi SSCB ve Çin destekledi.
  • Güney Kore’yi ABD öncülüğündeki Birleşmiş Milletler güçleri destekledi.

Türkiye’nin katılması

Türkiye, Batı dünyasıyla ilişkilerini güçlendirmek ve uluslararası sistemde etkin konum elde etmek amacıyla Kore’ye asker gönderdi.

Türkiye açısından önemi

  • Türkiye’nin Batı bloğuna bağlılığı gösterildi.
  • Türk askeri uluslararası alanda önemli prestij kazandı.
  • Türkiye’nin NATO’ya kabulünde etkili oldu.

Genel önemi

Kore Savaşı, Soğuk Savaş’ın Avrupa dışına taşan ilk büyük askerî çatışmasıdır.

🟦 Not: Kore Savaşı’nda Türkiye’nin asker göndermesi, yalnızca askerî karar değil; aynı zamanda stratejik bir dış politika tercihidir.

Türkiye’nin NATO’ya Girişi (1952)

Türkiye, Kore Savaşı sonrası Batı bloğu içindeki yerini daha da sağlamlaştırdı ve 1952’de NATO’ya üye oldu.

Türkiye neden NATO’ya girmek istedi?

  • Sovyet tehdidine karşı güvenlik arıyordu.
  • Batı ile siyasal ve askerî bağlarını güçlendirmek istiyordu.
  • Yeni dünya düzeninde yalnız kalmak istemiyordu.

NATO üyeliğinin sonuçları

  • Türkiye Batı güvenlik sistemine resmen dahil oldu.
  • Askerî yardım ve teknik destek aldı.
  • Sovyetler karşısında daha güçlü savunma şemsiyesi elde etti.

Önemi

Türkiye’nin NATO üyeliği, dış politikasında Batı ekseninin kesinleştiğini gösterir.

Varşova Paktı (1955)

Batı bloğunun NATO ile kurumsallaşmasına karşılık, SSCB de Doğu Avrupa’daki müttefikleriyle Varşova Paktı’nı kurdu.

Sonuçları

  • Dünya iki askerî blok etrafında kesin biçimde ayrıldı.
  • Soğuk Savaş’ın kutuplaşması daha net hâle geldi.
  • Askerî denge, nükleer tehdit ve silahlanma yarışı derinleşti.

Soğuk Savaş’ta Silahlanma Yarışı ve Nükleer Tehdit

Soğuk Savaş’ın en önemli yönlerinden biri silahlanma yarışıdır.

Yarışın temel alanları

  • atom bombası
  • hidrojen bombası
  • kıtalararası füzeler
  • hava savunma sistemleri
  • denizaltılar
  • uzay teknolojisi

Sonuçları

  • Dünya sürekli nükleer savaş korkusu altında yaşadı.
  • Bilimsel gelişmeler büyük ölçüde askerî amaçlarla desteklendi.
  • Taraflar birbirini doğrudan yok etme kapasitesine ulaştı.

🟧 Uyarı: Soğuk Savaş’ta sıcak savaşın çıkmamasının önemli nedenlerinden biri, iki tarafın da birbirini yok edebilecek güce sahip olmasıdır.

Uzay Yarışı

Soğuk Savaş yalnızca askerî ve siyasi alanda değil, bilimsel prestij alanında da sürdü.

Başlıca gelişmeler

  • SSCB ilk yapay uyduyu uzaya gönderdi.
  • İlk insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirdi.
  • ABD buna karşılık Ay’a insan gönderdi.

Önemi

  • Bilim ve teknoloji rekabetin parçası hâline geldi.
  • Uzay yarışı, blokların prestij mücadelesine dönüştü.

Türkiye’de Demokrat Parti Dönemi ve Soğuk Savaş

1950’de Demokrat Parti iktidara geldiğinde Türkiye çok partili hayatta yeni döneme girmişti. Dış politikada ise Batı’ya yakın çizgi sürdürüldü.

Başlıca özellikler

  • ABD ile ilişkiler güçlendirildi.
  • NATO üyeliği gerçekleştirildi.
  • Ekonomide dış yardıma dayalı model güç kazandı.
  • Antikomünist söylem iç politikada da etkili oldu.

Önemi

Soğuk Savaş, Türkiye’de yalnızca dış politikayı değil, iç siyaseti ve ideolojik tartışmaları da etkiledi.

Bandung Konferansı ve Bağlantısızlar Hareketi

Soğuk Savaş sırasında her ülke iki bloktan birine dahil olmadı. Özellikle Asya ve Afrika’da bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler, iki blok dışında üçüncü yol arayışına yöneldi.

Bandung Konferansı (1955)

  • Asya ve Afrika ülkeleri bir araya geldi.
  • Sömürgeciliğe ve bloklar arası baskıya karşı tavır geliştirildi.
  • Bağlantısızlık fikri güç kazandı.

Önemi

  • Soğuk Savaş’ın sadece iki bloktan ibaret olmadığı görüldü.
  • Üçüncü Dünya kavramı şekillenmeye başladı.

Süveyş Krizi (1956)

Mısır’ın Süveyş Kanalı’nı millîleştirmesi üzerine İngiltere, Fransa ve İsrail saldırıya geçti.

Önemi

  • Eski sömürgeci güçlerin zayıflaması görüldü.
  • ABD ve SSCB’nin baskısıyla saldırı durduruldu.
  • Orta Doğu’nun Soğuk Savaş’taki önemi arttı.

Macaristan Ayaklanması (1956)

Macaristan’da Sovyet etkisine karşı ayaklanma oldu. SSCB sert müdahale ile ayaklanmayı bastırdı.

Önemi

  • SSCB’nin Doğu Avrupa’yı bırakmayacağı görüldü.
  • Yumuşama öncesi dönemde blok içi baskının ne kadar sert olabileceği anlaşıldı.

Küba Devrimi ve Küba Bunalımı

Küba Devrimi (1959)

Küba’da Fidel Castro’nun iktidara gelmesi, ABD için ciddi tehdit olarak algılandı.

Küba Füze Krizi (1962)

SSCB’nin Küba’ya füze yerleştirmesi üzerine dünya nükleer savaşın eşiğine geldi.

Sonuçları

  • ABD ve SSCB doğrudan çatışma noktasına geldi.
  • Kriz diplomasi ile çözüldü.
  • Taraflar nükleer savaşın gerçek tehlikesini daha açık gördü.

Önemi

Küba Krizi, Soğuk Savaş’ın en tehlikeli anıdır ve sonrasında yumuşama eğilimini güçlendirmiştir.

🟦 Not: Yumuşama Dönemi’nin zeminini hazırlayan en önemli olaylardan biri Küba Füze Krizi’dir.

Yumuşama Dönemi’nin Başlaması

1960’lardan itibaren Soğuk Savaş tamamen bitmedi; fakat iki blok arasında daha kontrollü ve temkinli ilişki dönemi başladı. Buna Yumuşama Dönemi (Detant) denir.

Yumuşamanın nedenleri

  • Nükleer savaş riskinin çok büyümesi
  • Silahlanmanın ekonomik yükünün artması
  • Küba Krizi’nin yarattığı korku
  • Bloklar arası doğrudan çatışmanın insanlık için yıkıcı olacağının anlaşılması
  • ABD ve SSCB’nin bazı alanlarda uzlaşma ihtiyacı duyması

Özellikleri

  • Diplomatik temas arttı.
  • Silahların sınırlandırılması görüşüldü.
  • Taraflar krizleri daha dikkatli yönetmeye başladı.
  • Kültürel ve bilimsel ilişkiler kısmen gelişti.

Yumuşama Döneminde Silahların Sınırlandırılması

SALT görüşmeleri

ABD ile SSCB, stratejik silahları sınırlandırmak amacıyla görüşmeler yaptı.

Önemi

  • Nükleer yarış tamamen bitmedi; ama kontrol altına alınmaya çalışıldı.
  • Karşılıklı yok oluş korkusu, iki tarafı anlaşmaya zorladı.

Arap-İsrail Savaşları ve Orta Doğu

Yumuşama döneminde bile dünya tamamen sakinleşmedi. Özellikle Orta Doğu, Soğuk Savaş’ın en hassas bölgelerinden biri olmaya devam etti.

1948 sonrası süreç

İsrail’in kurulmasıyla birlikte Arap-İsrail çatışmaları başladı.

1967 Altı Gün Savaşı

İsrail kısa sürede büyük askerî başarı elde etti.

1973 Yom Kippur Savaşı

Arap devletleri İsrail’e karşı yeniden saldırıya geçti.

Sonuçları

  • Orta Doğu küresel kriz alanı hâline geldi.
  • Petrol siyaseti dünya ekonomisini etkiledi.
  • Büyük devletlerin bölgeye ilgisi arttı.

Kıbrıs Meselesi ve Türkiye

Soğuk Savaş ve yumuşama dönemlerinde Türkiye açısından en önemli dış politika meselelerinden biri Kıbrıs’tır.

Sorunun kaynağı

  • Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları birlikte yaşıyordu.
  • Rumların Enosis yani adayı Yunanistan’a bağlama hedefi vardı.
  • Bu durum Kıbrıs Türkleri için tehdit oluşturuyordu.

Türkiye açısından önemi

  • Ada Doğu Akdeniz güvenliği bakımından stratejikti.
  • Kıbrıs Türklerinin güvenliği doğrudan millî mesele olarak görülüyordu.

Gelişmeler

  • 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
  • Ancak Rum tarafının Enosis hedefi devam etti.
  • 1963’ten itibaren Türk toplumuna yönelik saldırılar arttı.

Johnson Mektubu (1964)

ABD Başkanı Johnson’ın Türkiye’ye gönderdiği mektup, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini sınırlamaya yönelikti.

Önemi

  • Türkiye, Batı ittifakı içinde bile kendi çıkarlarının her zaman desteklenmeyeceğini gördü.
  • Dış politikada daha temkinli ve çok yönlü yaklaşım arayışları arttı.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı

Yunan destekli darbe sonrası Türkiye garantörlük hakkına dayanarak adaya müdahale etti.

Önemi

  • Kıbrıs Türklerinin güvenliği sağlandı.
  • Türkiye dış politikada bağımsız hareket edebileceğini gösterdi.
  • ABD ile ilişkiler gerildi, ambargo süreci yaşandı.

🟧 Uyarı: Kıbrıs meselesi, Türkiye’nin Soğuk Savaş yıllarında yalnızca blok mantığıyla değil, kendi millî çıkarları doğrultusunda hareket ettiği en önemli örneklerden biridir.

Vietnam Savaşı

Yumuşama döneminde bile vekâlet savaşları sona ermedi. ABD, komünizmin yayılmasını engellemek amacıyla Vietnam’da uzun ve yıpratıcı savaşa girdi.

Önemi

  • ABD kamuoyu savaş karşıtı hâle geldi.
  • Soğuk Savaş’ın insan ve maliyet boyutu daha çok tartışıldı.
  • Yumuşama arayışlarını güçlendiren unsurlardan biri oldu.

Afganistan’ın SSCB Tarafından İşgali (1979)

Yumuşama döneminin sonlarına doğru SSCB’nin Afganistan’ı işgali, yeni gerginlik doğurdu.

Önemi

  • ABD ile SSCB arasındaki gerilim yeniden arttı.
  • Yumuşama süreci ciddi darbe aldı.
  • Soğuk Savaş’ın son evresinde yeni sertleşme başladı.

Türkiye’de Soğuk Savaş ve Toplumsal-Siyasal Etkiler

Soğuk Savaş, Türkiye’yi sadece dış politikada değil, iç politikada da etkiledi.

Başlıca etkiler

  • Antikomünist söylem güçlendi.
  • ABD ile askerî ve ekonomik ilişkiler arttı.
  • Çok partili siyasal hayat şekillendi.
  • Ordu, dış tehdit ve iç istikrar tartışmalarında önemli aktör olarak kaldı.
  • 1960, 1971 ve 1980 müdahaleleri gibi gelişmelerde Soğuk Savaş atmosferinin dolaylı etkileri hissedildi.

Ekonomik etkiler

  • Dış yardımlar önem kazandı.
  • Batı ile ekonomik bağlar arttı.
  • Sanayileşme, kalkınma planları ve ithal ikameci modeller öne çıktı.

Soğuk Savaş ve Yumuşama Dönemi Konusunun Genel Mantığı

Bu konu çalışılırken şu dört temel çizgi birlikte düşünülmelidir:

  • Dünya iki kutuplu sisteme ayrılmıştır.
  • Rekabet askerî olduğu kadar ideolojik, ekonomik ve teknolojiktir.
  • Türkiye güvenlik nedeniyle Batı blokuna yönelmiştir.
  • Yumuşama dönemi çatışmayı bitirmemiş, sadece daha kontrollü hâle getirmiştir.

AYT Açısından Özellikle Bilinmesi Gereken Noktalar

Bu konuda özellikle şu bağlantılar net kurulmalıdır:

  • Truman Doktrini → Türkiye ve Yunanistan’a destek, Sovyet yayılmasını durdurma
  • Marshall Planı → Batı Avrupa’nın ekonomik toparlanması
  • NATO → Batı bloğunun askerî örgütü
  • Kore Savaşı → Türkiye’nin NATO sürecini hızlandıran gelişme
  • Varşova Paktı → Doğu bloğunun askerî örgütü
  • Berlin, Küba, Kore, Vietnam → Soğuk Savaş kriz ve çatışmaları
  • Yumuşama → nükleer savaş korkusunun artırdığı kontrollü ilişki dönemi
  • Kıbrıs meselesi → Türkiye’nin millî çıkar odaklı dış politika örneği
  • Johnson Mektubu → Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki kırılmayı görmesi
  • SALT görüşmeleri → silahların sınırlandırılması çabası

🟦 Not: AYT’de bu konu çoğu zaman “hangi gelişme hangi blokla ilgilidir?” veya “Türkiye’nin dış politika yönelişini hangi olay hızlandırmıştır?” biçiminde yorum sorularıyla gelir.

Genel Değerlendirme

Soğuk Savaş ve Yumuşama Dönemi, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan iki kutuplu dünya düzeninin tarihidir. Bu dönemde ABD ile SSCB arasında süren rekabet, dünya siyasetinin ana eksenini oluşturmuştur. Rekabet yalnızca silahlarla değil; ideoloji, ekonomi, teknoloji, uzay çalışmaları ve bölgesel savaşlarla yürütülmüştür.

Türkiye ise bu büyük rekabet içinde güvenliğini sağlamak amacıyla Batı bloğuna yönelmiş; NATO üyeliği, Kore Savaşı’na katılımı ve Sovyet baskısına karşı aldığı tavırla Soğuk Savaş’ın önemli ülkelerinden biri hâline gelmiştir. Ancak Türkiye, Kıbrıs gibi meselelerde yalnızca blok siyasetini değil, kendi millî çıkarlarını da esas almıştır.

Yumuşama Dönemi ise Soğuk Savaş’ın sona ermesi değil; iki tarafın nükleer felaket korkusu nedeniyle rekabeti daha kontrollü yürütme safhasıdır. Bu nedenle konu, hem çatışma hem denge hem de dönüşüm tarihidir.

Konu Navigatörü
Bu kategoride önceki konu yok.
Bu kategoride sonraki konu yok.

Zorunlu çerezler ve siteyi işletmek için kullanılan reklam teknolojileri (Google AdSense) devrededir. İsteğe bağlı analitik çerezleri yalnızca aşağıda kabul ederseniz yüklenir. Çerez politikası · Gizlilik